Tabi ki üzüldük, tabi ki şampiyonluk yarışındaki rakiplerimiz arayı açmaya başlayınca etkilendik, hele ki, 10 haftadır galibiyet yüzü görmeyen bir takıma karşı galipken basit hatalar yüzünden yenilmek aslında Petrolspor hayranlığı taşıyanlara batıyor ve canlarını acıtıyor.
Zirvede ciddi bir yarış var. Bursaspor, Kayserispor ve Iğdırsporun arayı açma hamleleri amacına ulaşırken önümüzdeki hafta karşılaşacağımız kardeş takım Mardinspor da iddiasını sürdürüyor ve Mardin bu maçı kazanması halinde üstümüze çıkıyor.
Anlayacağınız yukarısı ateşten gömlek. Liderlik mücadelesi veren bütün takımlar da ona göre hesap yapıyorlar. Cumartesi günü deplasmanda karşılaştığımız Manisa Futbol takımı aslında zor bir dönemden geçiyor. 10 haftadır galibiyet yüzü göremeyen ve son sıralarda bulunan Manisa takımının 10 hafta sonra galibiyetini bizden alması, aslında onun başarısı değil, Petrolsporun başarısızlığıdır.
Her maç sonrasında alıştığımız açıklamalar yine tekrarlandı, teknik direktör Selçuk Şahin sonuçtan üzüntü duyduğunu belirtirken yönetim de ilk kez farklı açıklamada bulunarak “biz zaten süper lige çıkmanın hesabını yapmıyorduk. 1.ligde tecrübe kazandıktan sonra gelecek sezonlarda liderliğe oynayacağız” anlamında söylemlerde bulunmaları yönetimin amacını ortaya koydu.
Aslında bu açıklama da bir taktik gereğiydi. Petrolspor mücadelesini sürdürüp bu sezonda beklenmedik anda süper lige çıkarsa “biz gereğini yaptık ve süper lige çıktık” diyecekler, bunun gerçekleşmemesi halinde de verecekleri demeçlerde “biz 1.ligde tecrübe edindik” diyerek umutları gelecek sezona bırakacaklar.
Doğrusu söylemek gerekirse Petrolspor, Manisa maçına iyi başlamıştı. 16. Dakikada Pedrinho’nun ayağından kazandığımız golle umutlanmış, hatta farka gideceğimizi sanmıştık. Dakikalar ilerledikçe hastalığımız nüksetti ve ferdi hatalar dışında kondüsyon eksikliği ortaya çıktı, Manisa beraberliği sağladıktan sonra bizde bir şey olmadığını anlayınca üstümüze gelerek galibiyet golünü attı.
Ferdi hatalar deyince Kalecimiz hatalı davrandı, forvetimiz 6 pastan olmayacak şeyi yapıp topu dışarı attı, ikili mücadelelerde de genelde topu rakibe kaptırdık.
Değerli okurlar.
Her futbol takımının mutlaka her maçı kazanması gibi bir şart yoktur. Futbolda 3 sonuç var ve her maçta mutlaka bu 3 sonuçtan biri tecelli eder. Önemli olan bu sonuçlardan galibiyeti elde etmek, olmuyorsa da 1 puana razı olmaktır. Bunların olması için azim lazım, istek lazım, arzu lazım.
Eğer Kulüp yöneticileri futbolculara her türlü imkanı sunuyorsa, maaşlarını, primlerini, transfer taksitlerini zamanında ödüyorsa futbolcular da bunun bilincine varıp gereğini yapmalıdırlar. Profesyonellikte maalesef bunu göremiyoruz. Sporcu maça çıkıyor, oyununu oynuyor, galip gelirse prim için ellerini ovuşturacak mağlup olduğunda ise “ne yapalım, yenemedik ve mağlup olduk” diyecek.
Ama o takımda o şehrin futbolcuları oynuyorsa yerli mağlup olduğunda üzülüyor, hatta gözyaşı döküp kaybedilen puanlara ağlıyorlar. Keşke bu takımın tüm futbolcuları yerli olsa da o anları yaşasak. Bundan 25-30 yıl önceki Petrolspor böyleydi. Yerli Futbolcular çıkıp oynuyor, hatta hayatlarını ortaya koyuyorlardı. Bir mağlubiyet alındığında da kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Ve Petrolsporun o dönemdeki başarıları da bundan dolayı geliyordu.
Neyse, mağlup olduğumuz bir maçı daha geride bıraktık. Bana göre kaybedilen bir şey yok. Hoca toparlanıp futbolcuların moralini düzeltirse, yönetim de sporcuların sırtını sıvazlayıp “olur böyle şeyler” derse takım yeniden toparlanır ve kalınan yerden mücadeleye devam edilir.
Bizde biliyoruz ki; ligin bitmesine çok zaman var ve her şey değişebilir.
İşte bizde o değişimi ve dönüşümü bekliyoruz.
Hoşça kalınız.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir