<div>Risâlet öncesinde Mekke’nin ahlâklı, dürüst ve içki içmeyen gençlerinden biri olan Osman b. Maz’ûn ile evlenmişti. Kocasıyla birlikte ilk Müslümanlar arasına girme şerefine ermişti. Mutlu bir evliliği, huzurlu bir yuvası vardı. Allah Resûlü ve ailesiyle samimi idi. Bu hanım Havle bnt. Hakîm’den başkası değildi. Havle bakımlı bir hanımdı. Süslenir, kınalar yakar, güzel kokular kullanırdı. Fakat günlerden bir gün üstü başı dağınık, kılık kıyafeti son derece özensiz bir hâlde Hz. Âişe’nin yanına gelmişti. Kendisini yakından tanıyan Hz. Âişe, onun bu durumuna şaşırarak sordu: “Bu hâlin ne?” Havle de, “Osman, ne dünyayı istiyor, ne de hanımını görüyor! Geceleri sabaha kadar namaz kılıyor, gündüzleri ise oruçla geçiriyor!” diye cevap verdi.</div> <div>Hz. Âişe o sırada içeri giren Rahmet Elçisi’ne durumu anlatınca Allah Resûlü, hemen birini gönderip Osman’ı çağırttı. Gelince ona, “Ey Osman! Bizde ruhbanlık yoktur. Ben senin için güzel bir örnek değil miyim?” buyurdu. Sonra Allah Resûlü sözlerine şöyle devam etti: “Ey Osman, sen benim sünnetimden yüz mü çeviriyorsun?” Osman b. Maz’ûn; “Hayır, yâ Resûlallah! Vallahi, ben senin sünnetini istemekteyim.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü bu konudaki ölçüyü şöyle açıkladı: “Ben biraz uyurum, biraz da namaz kılarım. Bazen oruç tutarım, bazen de tutmam. Eşimle de beraber olurum. Allah’tan sakın ey Osman! Eşinin sende hakkı var, misafirlerinin sende hakkı var, nefsinin bile sende hakkı var! Şu hâlde bazen oruç tut, bazen tutma! Bazen namaz kıl, bazen de uyu!”( Ebû Dâvûd)</div> <div>Burada dikkat edilirse osman b. Maz’un ‘un eşini ihmal etme sebebi fazla ibadet etmesinden kaynaklanıyordu,buna rağmen rasulullah(sallallahu aleyhi ve sellem) bunu geçerli bir mazeret olarak kabul etmeyip, eşini çocuklarını ihmal etmemesini söylemiştir. Nitekim başka hadislerinde şöyle buyurmuştu: “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.” (Ebu Davud)</div> <div>Günümüzde aileler, eşler ve çocuklar ibadetten dolayı değil telefon ve internet, cafe ve oyun bağımlılığından dolayı ihmal ediliyor.</div> <div>Ailesiyle ilgilenmeyi sadece ceplerine para koymaktan ibaret sanan babalar, eşlerini ve çocuklarını sevgi ve merhametten yoksun bırakıyorlar.</div> <div>Eşimizin ve çocuklarımızın üzerimizde hakkı olduğunu eşimizden ve çocuklarımızdan hesaba çekileceğimizi unutmayalım.</div> <div>Zeyd bin Eslem -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:</div> <div><strong>“</strong>Ey îmân edenler! Kendinizi ve çoluk-çocuğunuzu yakıtı insanlar ve taşlar olan Cehennem ateşinden koruyunuz!..” (Tahrim 6)<strong> </strong>âyet-i kerîmesi nâzil olduğunda ashâb-ı kirâm;</div> <div>“–Yâ Rasûlâllah! Kendimizi koruyabiliriz; ya ehlimizi, ailemizi nasıl koruyacağız?” diye sordular.</div> <div>Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şu cevabı verdi:</div> <div>“–Onlara; Allâh’a kul olmayı, tâat ve ibadeti emredersiniz. Allâh’a isyan etmekten ve günah işlemekten de nehyeder, yani alıkoyarsınız. İşte bu, onları korumak demektir.” (Âlûsî, XXVIII, 156)</div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>