USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

AYETİN TECELLİSİNİ BİR KEZ DAHA DÜNYA GÖRDÜ!

AYETİN TECELLİSİNİ BİR KEZ DAHA DÜNYA GÖRDÜ!

Allah’ın kelamı Kur’an-ı Kerim’de, Âl-i İmrân Suresi’nin 111. ayetinde şöyle buyuruluyor:

“Onlar size incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olsalar bile, arkalarını dönüp kaçarlar; sonra kendilerine yardım da edilmez.”

Yüzyıllar önce indirilen bu ayetin anlamını bugün Gazze’de yaşananlarla birlikte bütün dünya bir kez daha görüyor.

Hakikat haykırılınca aşağılık mahlukatlar kaçacak yer aradığına dünya şahit oldu!

Birleşmiş Milletler kürsüsünde Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşanan insanlık dramını dünyanın gözleri önünde gündeme getirirken İsrail heyetinin salondan kaçması, hafızalara kazınan görüntülerden biri oldu. Erdoğan, 22 Eylül 2026’daki BM Genel Kurulu konuşmasında Gazze’deki insani durumu ve İsrail’in eylemlerini sert biçimde eleştirdi.

Peki neden kaçtınız?

Sözlerden mi korktunuz?

Görüntülerden mi korktunuz?

Yoksa Gazze’nin yetim çocuklarının arşı titreten sessiz çığlığından mı?

Salon terk edilebilir.

Kürsü terk edilebilir.

Kameralardan kaçılabilir.

Ama hakikatten kaçamazsınız!

Gazze’de yaşananların görüntüleri dünyanın hafızasına kazındı. Enkazların altında kalan çocuklar, evlatlarının cansız bedenlerini taşıyan babalar, evladını son kez kucağına alan anneler artık yalnızca Gazze’nin değil, insanlığın vicdanında taşınan birer yaradır.

UNICEF’in verilerine göre 7 Ekim 2023’ten 30 Haziran 2026’ya kadar Gazze’de en az 21 bin 700 çocuk öldürüldü. 45 bin çocuk ise yaralandı; bunların 11 binden fazlasının hayatını değiştiren ağır yaralanmalar yaşadığı bildiriliyor.

21 bin 700 çocuk!

Bu rakamı sıradan bir istatistik gibi okumayın.

21 bin 700 çocuk demek, 21 bin 700 yarım kalmış hayat demektir.

21 bin 700 okul sırasının boş kalması demektir.

21 bin 700 annenin evladına sarılamaması demektir.

21 bin 700 babanın “Yavrum” diye seslenip cevap alamaması demektir.

Kısacası bir soyun kırımıdır!

Ve insanlık adına soruyorum:

Bir çocuğun gözyaşından daha büyük hangi siyasi hesap olabilir?

Gazze’de çocuklar ölürken dünyanın bazı merkezlerinde diplomatik hesaplar yapıldı. Kürsülerde cümleler kuruldu, toplantılar yapıldı, açıklamalar yayımlandı.

Ama Gazze’nin çocukları beklemedi.

Onlar vücutları parçalanmış şekilde Allah’ına kavuştu.

Hem de dünyanın gözleri önünde.

Terör şebekesi İsrail BM salonundan kaçabilir.

Fakat Gazze’nin görüntülerinden, gerçeklerinden asla kaçamaz, çıkamaz.

Kameralardan kaçabilir.

Fakat tarihten kaçamaz.

Diplomatik salonladannkaçabilir.

Fakat insanlığın vicdanındaki mahkemeden kaçamaz.

Çünkü tarih yalnızca devletleri ve hükümetleri değil, zulüm karşısında susan dilsiz şeytanları da yazar.

Bugün Gazze’de yaşananlara ilişkin “soykırım” nitelemesi Türkiye tarafından açıkça kullanılırken, terör şebekesi İsrail bu nitelemeyi reddediyor. Ancak ortada tartışmasız bir gerçek var: UNICEF’in verileri, on binlerce çocuğun öldürüldüğünü ve yaralandığını ortaya koyuyor.

İşte asıl mesele budur.

Çocukların öldüğü yerde insanlık susamaz!

Çocukların aç bırakıldığı, yaralandığı, yerinden edildiği ve geleceğinin elinden alındığı bir coğrafyada artık mesele yalnızca siyaset değildir.

Bu, vicdan meselesidir.

Bu, insanlık meselesidir.

Bu, adalet meselesidir.

Ve biz inanıyoruz ki zulüm ilelebet devam etmez, zulüm ile abad olunmaz!

Mazlumun ahı yerde kalmaz.

Haksızlık karşısında yükselen her ses, tarihe düşülen bir nottur.

Bugün Gazze’nin çocukları konuşamıyor olabilir.

Ama onların yerine anneleri konuşuyor.

Babaları konuşuyor.

Enkazlar konuşuyor.

Sessiz mezarlar konuşuyor.

Ve bütün bunların üzerinde, hakikat konuşuyor!

Ey hakikatten kaçanlar!

Siz salondan kaçabilirsiniz.

Ama hakikatin karşısından kaçamazsınız.

Kürsüyü terk edebilirsiniz.

Ama tarihin karşısına çıktığınızda o çocukların hesabından kaçamazsınız.

Çünkü hakikat bazen bir devlet başkanının kürsüsünde, bazen bir annenin gözyaşında, bazen de enkazın altından çıkarılan küçücük bir çocuğun cansız bedeninde haykırır.

Ve o hakikat er ya da geç herkesin önüne çıkar.

Vallahi, Gazze’nin mazlumlarının arşı titreten feryadı unutulmayacak!

Bugün kaçanlar, yarın tarihin sayfalarında kendi isimleriyle yüzleşecek.

Çünkü hakikatten kaçabilirsiniz; ama hakikatten kurtulamazsınız!

Ve biz inanıyoruz:

Mazlumun ahı, zalimin saltanatından daha güçlüdür.

Adalet gecikebilir; ama nihayetinde tecelli edecektir!

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ