<div>Mevlana’nın hayata bakış tarzı evrenseldir. Onun meşhur Pergel Metaforu vardır. Mealen şöyledir: “Bir ayağımızı hakikat üzerinde sabitleyerek, diğer ayağımızla bütün bir evreni dönmeliyiz.” Bu dönme olayı hiç kuşkusuz daireseldir. Bu dairenin çapı; aileden başlar, içinde yaşadığımız şehirle, bölgeyle, ülkeyle devam eder ve nihayet dünya ve evrenle biter. Bu dönüş sırasında iyilikleri, güzellikleri ve hakikati anlatarak, tebliğ ederek insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmiş, aynı zamanda iletişim içinde olduğumuz insanlardan da ilim, bilim, hikmet ve irfan dersini alarak sahip olduğumuz birikimin artmasını sağlamış oluruz.</div> <div>Mevlana, “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir” diyerek duygu merkezli bir anlayışla iletişimin daha sağlıklı olduğunu vurgulamaktadır. Zira biliyoruz ki, eğer bir insanla olumlu bir iletişim kurmak istiyorsak, kendi bildiğimiz dili konuşmadan önce, onun anlayacağı dili ve duyguyu öğrenmemiz gerekir. Böylece duygudaşlığı öne çıkararak pozitif bir iletişim sağlanmış olur.</div> <div>Mevlana’nın, adalet ve zulüm kavramları konusunda da bilgece bir açılımı vardır: ”Adalet, ağaçlara su vermektir. Zulüm ise, dikenleri sulamaktı.” Adalet ve zulüm kavramları ancak bu kadar güzel tasvir edilir. Ağaçlara su vermek, varlık dünyasındaki bütün canlı organizmalara bir hayatiyet kazandırarak, maksimum düzeyde iyilik yapmaktır. Dikenlere su vermek ise; bütün canlılara eziyet vermek, tuzak kurmak, can acıtmak kısaca kötülük yapmak ve kötülüğü yaymaktır.</div> <div>Sevilay Kösebalaban, Mevlana’nın İyiliğin Dönüştürücü Gücü hakkında şu analizi yapar: “Mevlânâ’ya göre iyilik, insanın kendi özüne dönmesi, hakikate bağlı kalması ve aşkın çağrısına kulak vermesiyle ilgilidir. Modern dünyada iyilik kavramı çoğu zaman toplumsal düzen ve kişisel fayda üzerinden tanımlansa da Mevlânâ’nın mânevî yaklaşımı, iyiliğin daha derin ve metafizik bir ihtiyaç olduğunu hatırlatır. Bu bağlamda iyilik, sadece ahlâkî bir değer değil, bireysel ruhsal dönüşüm üzerinden evrenle bütünleşmeyi ifade eden temel bir hakîkattir</div> <div> İyilik, özü itibariyle insanın içinde bulunmakla beraber, eyleme döküldüğünde etkileşim uyandıran bir hâldir. Bu sebeple Mevlânâ, ahlâkı ve mânevîyatı (aşk, hoşgörü, iyilik gibi) soyut kavramlar olarak bırakmaz. Aksine, hayatın içinden hikâyelerle somutlaştırır. İyilik bir felsefe dersi değil, davranış ve bir yolculuktur. Onun hikâyelerinde, ahlâkî dersler karakterlerin somut eylemleri ve yaşadıkları üzerinden verilir. Böylece akıl-mantık çerçevesini aşan benzetme ve temsillerle okuyucunun hem kalbine hem zihnine hitap etmektedir.</div> <div> Mevlânâ’ya göre “iyi” yalnızca varlığın ontolojik hakikatine işaret etmez; iyiliğin gerçekleştirilmesi, insanın yaratılış gayesini izhar eden bir hakikattir. İnsan, iyilikle varlığın kaynağına bağlanır ve bu bağ üzerinden kendi bütünlüğüne ulaşır. Bu nedenle iyilik, ahlâkî kurallara uygun yaşamaktan öte varoluşsal bir yöneliştir.”</div> <div>Mevlana, Âlemin özü demek olan İnsanın ruhunu şöyle tasvir eder: ”İnsanın varlığı bir ormandır… Varlığımızda binlerce kurt, binlerce domuz, temiz, pis; güzel çirkin binlerce huy var.” Bu durumda baskın çıkan huyların davranışlarımıza istikamet çizeceği muhakkaktır. Ebetteki insana zarar veren zaaflar, kötülüklere yönlendiren kötü huylardır. “Her bir kötü huyunu bir diken bil; dikenler kaç keredir, ayağını yaraladı” diyerek kalbin açılması ve hakikate yönelmenin gerekliliğini vurgulamaktadır. İnsanın kendisini tanıması, varlığını oluşturan bütün bileşenleri bilmesi ve buna uygun tarzda davranışlarını koordine etmesi, kötülüklerden ve kötü huylardan arınarak; iyiliği ve güzelliği kuşanarak iyi davranışlar sergilemesi iki dünyanın saadetini kazanmanın yegâne anahtarıdır.</div> <div>Mevlana’nın hayata bakış tarzı geçekçidir ve rasyoneldir. Şunları söyler: “Arpa ektin mi, arpadan başka bir şey bitmez… Suçunu başkasına yükleme. Aklını, yaptığın şeyin cezasına ver, kulağını o yana aç… Suçu kendinde ara, tohumu sen ektin. Allah’ın mücazatıyla, adaletiyle uzlaş. Zahmetin sebebi kötülük etmektir. Kötülüğü, yaptığın işlerde gör, talihimdendir deme.”</div>