<div>Gökyüzü bir yanda yüksek apartmanlar arasında uzanan yolların ötesinde, ufka doğru yoğun bir lacivert-gri renge bürünmüş; öyle canlı, öyle çekici bir renk ki sanki orada bir çift göz var ve ben onların efsununa kapılmışım; mıknatıs gibi çekiyor beni kendine.</div> <div>Öte yanda, güneşin yavaş yavaş batmaya yollandığı tarafta, kopkoyu gri bulutlardan öte kaya görünümlü, kabartma gibi duran bulutların tam sınır çizgilerinden sızıp da bize ulaşan:</div> <div>“Korkmayın, ben buradayım, sizi hiç bırakmadım!”</div> <div>diye seslenen güneş hüzmeleri…</div> <div>Şimdi gökyüzü vitraydan bir tavan üzerimde!</div> <div>Şükürler olsun bu gökyüzünü, bu gözlere gösterene!</div> <div>Bu sene acelesi yok hiç yazın.</div> <div>Olsun… Böyle iyi.</div> <div>İlahi güneş ışınları ile beraber,</div> <div>hem bedenimi hem de içimi gıdıklayan neşeli serinliği baharın…</div> <div>Teslimiyetin tadındayım uzarken bahar,</div> <div>ve uzanırken günler daha ağırdan yaza…</div> <div>Malum; yaz ağır misafirdir buralarda.</div> <div>Yalnızca değil uzun yaz aylarında;</div> <div>çöreklenir üzerimize dahi yaz akşamlarında.</div> <div>Kendisi için çok ter dökülmelidir dayanabilmek için buhranına.</div> <div>Yalnızca değil yağmur duasına;</div> <div>aynı zamanda çıkılmalıdır gün boyu sürecek seher yeli duasına!</div> <div>Biliyorum, gülümsediğimi muhakkak gördünüz hepiniz tam da bu anda.</div> <div>Kuşlar havalandılar üstümdeki çatıdan.</div> <div>Tellerin gerilim sesine göre üç kuş muydu acaba havalanan?</div> <div>Seviyorum bu sesi…</div> <div>Her neye dalmışsam beni yeniden masama çağıran.</div> <div>Ey Batman!</div> <div>Yazın kadar sıcak insanların…</div> <div>Batman’da olmak!</div> <div>Batmanlılarla olmak!</div> <div>Ve Batmanlı olmak!</div> <div>Bir zamanlar benim için çok ama çok uzaklarda bir şehrin adıydın.</div> <div>Sana ancak mecburi hizmetle atanırdım.</div> <div>Yüz yıl kadar önce küçük bir köyken, bugün bir sanayi şehrine taşındın.</div> <div>Ajda’nın şarkısının nakaratı geçerken zihnimden,</div> <div>yerimde oynuyorum inceden.</div> <div>Aman PETROL, canım PETROL…</div> <div>İşte başlıyor hikâyemiz…</div> <div>Petrol:</div> <div>“Bulununca yüz binlerce yıldır buralı olan ben,</div> <div>ekmek oldum, ışık oldum, can oldum, yuva oldum size…” derken,</div> <div>bırakıyorum size onun uğruna çıkan savaşları da düşünen bir ben…</div> <div>Akın etmiş insanlar küçücük İluh Köyümüze dört bir yandan; bütün kadim komşu şehirlerden.</div> <div>Işıklar yükselir Mezopotamya ve Anadolu birlikteliğinden.</div> <div>Bu günlerde kuş cennetine dönüşen Batman Çayı, isim verir şehrimize.</div> <div>Zamanla, bağlı olduğu ilin ilçeleri dâhil, çevre illerin ilçeleri birleştirilip</div> <div>16 Mayıs 1990’da 72. ilimiz olur Batman.</div> <div>Yetmiş iki milletten insan vardır Batman’da!</div> <div>Âşıklar burada;</div> <div>Çoban İbrahim ve Besna, Mısto ile Necma…</div> <div>Güneşin her damlasında, rüzgârın her dokunuşunda…</div> <div>Gercüş’te, Hasankeyf’te, Beşiri’de, Sason’da ve Kozluk’ta…</div> <div>Gelmiş geçmiş tüm tanrıların, ilahların, sultanların, beylerin ve ağaların…</div> <div>ruhları canlanır hemen yanı başımda, Batman’ın sıcak insanlarında.</div> <div>Onlar alıp basarlar seni bağırlarına.</div> <div>Olursun bir evlat, bir kız, bir abla…</div> <div>Önceleri hiç alışkın değilken bile bu kadar sarılmaya…</div> <div>Şimdi eksik kalır üç kere sarılmazsan o sarılma.</div> <div>Dolmaları ve sarmaları bu arada harika!</div> <div>Çünkü paylaşılmalıdır mutlaka her lokma!</div> <div>Komşu açken gidilmez gerçekten yatağa!</div> <div>Kürtler, Araplar, Ezidiler, Süryaniler, Türkler…</div> <div>Kimlerdir ilk sahibi buraların, verimli ovaların, akarsuların?</div> <div>Hepsinden ayrı bir renk, ayrı bir kültür gelmiş…</div> <div>Dokunurken eski duvarlara bir kilisede,</div> <div>Gezerken huşuyla eski taşlarının üstünde bir camide…</div> <div>Basarken kadim bir toprağa,</div> <div>Kulak verirken ayinlerle zamana kitlenen seslere…</div> <div>Bir burun kemerinde bir delikanlının Mem’in kudretli aşkını ararım.</div> <div>Güzeller güzeli bir kızın badem gözlerinde Zin’i…</div> <div>Hilal kaşlarında Ay Tanrısı Sin’i…</div> <div>Dalgalı, kıvır kıvır neşeli saçlarında güzel çocukların,</div> <div>Güneş Tanrısı selamlıyor beni; adı her ne idiyse…</div> <div>Ellerini tutuyorum bir teyzemin seksenlerinde…</div> <div>Sanki o anda anıları nakloluyor zihnime.</div> <div>Acıları ve anıları yükleniyor bedenime.</div> <div>Gözlerim doluyor hiddetle.</div> <div>Sarılıp öpüyorum o güzel elleri…</div> <div>Çok daha güzel günlerin ümidiyle…</div> <div>Şimdi bu toprakların tüm kadim ruhlarının kutsadığı olağanüstü gökyüzünün altındayken hepimiz…</div> <div>Aynı yağmur damlalarına dokunmak, varlığına şükranlarımızı sunmak…</div> <div>Aynı tabaktan yenilen sarmaların müthiş tadına bakmak…</div> <div> </div> <div>Dilimde sumak…</div> <div>Hasankeyf’te Hilve kahvesi,</div> <div>Gercüş’te Süryani kahvesi,</div> <div>Ayrancı Geçidi’nde yayık ayranı tatmak…</div> <div>Kırkat Göleti’ne bakıp bir türkü tutturmak…</div> <div>Kozluk’ta Angebire Şelalesi’nin sesine uyup anılara dalmak…</div> <div>Sason Sevek’te ihtişamlı ağaçların arasından mitolojik bir canlının çıkıp geleceğini sanmak…</div> <div>Tatlı bir yaz gecesinde aynı kayan yıldıza bakıp,</div> <div>aynı dilekleri tutmak…</div> <div>Raman Dağı’nda güneşe karşı, kol kola, omuz omuza durmak…</div> <div>Çayını yudumlamak…</div> <div>Muhabbetler etmek sımsıcak…</div> <div>Sevinsek de üzülsek de beraber olmak!</div> <div>Binlerce yıldan bugünlere devrolunan bakışların sıcaklığı…</div> <div>Ellerimden geldiğince şifa olabilmenin tartışmasız hazzı…</div> <div>Ailecek Sendeyiz Batman!</div> <div>Biz de olduk artık Batmanlı!</div>