Ramazan ayı, bitti ama dedikoduları ile eleştirileri bitmedi.
En çok yapılan eleştiri, Külliyede verilen iftar yemekleriyle ilgiliydi ve burada yemek yiyenlerin çoğunun o menüyü hak etmedikleri konuşuldu-yazıldı-çizildi.
Konu geride kaldığı için üzerinde durmanın gereği yok.
Yiyen yedi, yemediğini paketleyip evine götürenler de oldu.
Orası bizi ilgilendirmiyor ama Külliyedeki iftarla ilgili yaşanan diyalog hem düşündürdü, hem de güldürdü.
Ramazan ayı boyunca Külliyedeki iftarda sıklıkla görülen bir guruba birileri sormuş:
- Her gün aynı menüyü, yani çorba, kavurma, pilav ve tatlıyı yemekten bıkmadınız mı?
- Hayır bıkmadık.
- Neden?
- Çünkü biz her gün buraya gelirken gününe göre yanımızda turşu, salata, patates kızartması, çiğköfte ve benzeri ek yiyecekler getiriyorduk. Onun için aynı yemeği yemekte sorun yaşamadık.
Doğrudur.
Gerçekten de o dönemde bize bu bilgileri verenler ve sofralarda farklı şeylerin olduğunu söyleyenler oldu.
Ama ek yiyecekleri vatandaşlar getirdiği için de bir şey diyemedik, yorum da yapmadık ama yukarıda söylenenlerin hepsi doğruydu.
MERAKLILAR ÇOK MERAKLI
Halkımızın çoğunun umurunda değil ama, sıklıkla televizyon izleyenler, İran-Amerika-İsrail savaşını devamlı izleyenler kendilerini o kadar kaptırmış ki; Batman’ın üzerinden bir uçak geçti mi, bir İHA görüldü mü hemen paniğe kapılıp “acaba bir şey mi olacak” diye endişe ediyorlarmış.
Buna karşılık yaşanan savaş halkımız çok büyük bir kısmının umurunda değil.
Herkes normal hayatını sürdürüyor, televizyon bile izlemiyor, gelişmeleri merak etmiyorlar, hatta savaş haberlerinin verildiği kanalları atlıyorlar.
Batman’da durum budur.
Yine de 10-15 gün önce duyulduğu iddia edilen bir siren sesi bazılarının dikkatini çekmiş ve onlar herkesi arayıp “ne oluyor” diye sormuşlar.
Olan bir şey yok.
Batman’da da olması ve alınması gereken önlemler alınıyor.
O meraklılar da merak etmesin.
Şehrimiz güvenli ellerde.