<div>“Sosyal olaylarda her zaman birtakım sebepler ve sonuçlar vardır. İyilik ise, ailenin huzur ve mutluluğuna katkı sağlayacak hususlar arasında, vazgeçilmez öneme sahiptir.”</div> <div>Aile; anne, baba ve çocuklardan oluşan kutlu bir ocaktır. Bu ocakta, anneler sığınak, babalar dayanak ve çocuklar meyve hükmündedir. Bu meyvenin olgunlaşması, acıya dönüşmemesi için, başta anne-babalar, öğretmenler ve toplumun bütün unsurlarının görev ve sorumlulukları vardır.</div> <div>Aileler, tutum ve tavırlarıyla, davranışlarıyla çocuklara rol model olmaları hayati derecede önemlidir.</div> <div>Öğretmenler; söylem ve eylemleriyle, olumlu iletişim yaklaşımlarıyla örneklik teşkil etmeleri gerekmektedir. Genel manada çocuk eğitiminde dikkat etmemiz gereken temel prensipler kısaca şunlardır: <strong> “Sevgi, İlgi, Bilgi”</strong></div> <div><strong>“SEVGİ”. </strong>Çocuk için sevgi, su, hava ve ekmek gibi temel bir ihtiyaçtır. Havasız, oksijensiz, susuz ve ekmeksiz kalan bir insanın durumu neyse, sevgisiz kalan bir çocuğun durumu da aynıdır. Mevlana, “<strong>Sevgisiz insan, kanatsız kuş gibidir</strong>” der.</div> <div>Anneler, sadece çocuk doğurmazlar. Onlar, sevgi toplumunu inşa ederler. Çocukların karınlarını doyurdukları gibi, ruh dünyalarını yaratılışa uygun tarzda inşa ederek, <strong>Akıl-Kalp-Mide ve Ruh</strong> dengesi çerçevesinde geleceğin özlenen neslini yetiştirirler.</div> <div>Küçük evren demek olan insanın her bir organının ihtiyaç duyduğu bir besin kaynağı vardır. Örneğin acıktığımızda yemek yeriz, susadığımızda su içeriz. Midemiz lisan-i hal ile bize teşekkür eder. İnsanın kalbi vardır, beyni vardır ve ruhu vardır. Bunların da ihtiyaç duydukları besinler vardır. Kalbin gıdası, iman ve sevgidir. Mehmet Akif, “İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür! İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.” diyerek gerçeği ifade etmiştir. Beynin gıdası; ilim ve irfan iken ruhun gıdası manevi değerlerdir. Dolayısıyla her bir organın ihtiyaç duyduğu besini vermek suretiyle, neslimizi maddi ve manevi yönde yetiştirmemiz gerekmektedir.</div> <div>Bir Bilge kişi, <strong>“Sevgi, reçetesiz satılan ve hiçbir yan etkisi olmayan kusursuz-mükemmel bir ilaçtır</strong>” der<strong>.</strong> Herkese ve her kesime tavsiye edilir.</div> <div>Gölcük Depreminde eşini, büyük kızını ve iki kolunu kaybeden Halil Bey Şunları söylüyor:</div> <div>“<strong>Allah(cc) bize iki kolu çalışmaktan öte sevgiyi göstermek için vermiş. Bize verilen iki kolun en mühim görevi sevdiklerine sarılmakmış. Yüreğimizdeki sevgiyi taşımak için kullanılan elleri, ben dövmekte ve hakarette kullandım. Ey iki kolu sağlam insanlar! En sevdikleri hala yanında olanlar! Durmayın sarılın. Benim protez kollarım, yüreğimi yavruma taşıyamıyor”. </strong></div> <div>Halil Bey’in bu uyarısına herkes kulak vermeli. Bu sevgi türünde “<strong>hayat”</strong> vardır.” <strong>Kalpten kalbe bir yol vard</strong>ır” hikmetli sözünde, bu sevgi türü saklıdır.</div> <div><strong>“İLGİ”. </strong>Sevgi, ispat ister o da ilgidir. Sevginin ispatı ancak gösterilen ilgiyle ortaya çıkar<strong>. </strong></div> <div><strong>“BİLGİ”. </strong>İlgi, hiç kuşkusuz bilgi gerektirir. Bilgi kulaktan duyma olmamalıdır. Bilgi, kaynağa dayalı olmalıdır. Kaynağı belli olmayan bilgi, bazen yarardan çok zarar getirir.</div> <div>Neslimizin yetişmesinde, ebedi hayatı yok sayan, bütün bir hayatı yaşadığımız dünya hayatı ile sınırlandıran fıtrata aykırı sekülerizme karşı duyarlı olmak durumundayız.</div> <div>Mehmet Emin Ay, “Ailede iyilik nasıl olmalıdır?” adlı makalesinde şunları söyler:</div> <div>“Seküler bir hayat tarzının yavaş yavaş Müslüman toplumları da etkisi altına aldığı günümüzde, en sağlam yapılardan biri olan “Aile” kurumunun korunması, son derece önem arz etmektedir. Bunun için de sağlıklı ve uyumlu bir iletişimin gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesi, ailede huzurun ve mutluluğun korunması noktasında büyük bir önemi haizdir.</div> <div> </div> <div>Aile; kadın ve erkeğin birlikte kurdukları kutsal bir kurum olması hasebiyle, her şeyden önce kutsal değerlerin mevcut olduğu bir zemine sahip olmalıdır. Yüce Yaratıcı Allah Teâlâ’ya yakınlık, kadın ve erkeği aynı zamanda birbirine de yakın kılmaktadır. Bu yakınlığı sağlamanın tek yolu ise ömrünü, “insanın ve yaratılmışların haklarını muhafaza ve önemseyiş” üzerine kurulu bir yaşantı ile geçiren son nebî Hz.Muhammed’i (s.a.v), konumuza dair insanlara tebliğ ettiği âyetlere, irad ettiği hadislere ve uygulayıp ümmetine bizzat örnek olarak bıraktığı sünnet- i seniyyesine bakmak, ders almak ve uygulamaktır. İlgilendiğimiz, dersler aldığımız ve uyguladığımız takdirde, bütün bunların, her bir mü’minin evinde, “iyilik” esintilerinin hissedilmesine önemli bir vesile olacağı kanaatindeyiz.”</div> <div>İyilikle donatılmış bir ailenin bu iyiliklere ve güzelliklere süreklilik kazandırması için aşağıdaki görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir:</div> <div>Çocuklar fıtrata uygun yetiştirilmeli: Geleceğin inşası için çocuklar; içlerindeki saflık, nezaket ve merhamet korunarak, ıslah edici (muslih) bir anlayışla büyütülmelidirler.</div> <div>Aile kurumu ihya edilmeli: sığınağı anne, dayanağı baba olan; sevgi, ilgi ve bilgi odaklı bir anlayışla, görev ve sorumluluklar yerine getirilmeli, aileyi ifsad edecek her türlü yaklaşımlardan[sd1] uzak durulmalıdır.</div> <div>Uzun vadeli projeksiyonlar yapılmalı: Sadece anı kurtaran değil, potansiyel aklı kinetik akla dönüştüren, geleceğe dair rüyası, ideli, iddiası, davası ve uzun vadeli planları, projeleri, projeksiyonları olan bir vizyon benimsenmelidir.</div> <div> </div> <div> </div>