USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

KERİM OLAN KİTABIMIZ PUSULAMIZDIR

“Kerim, kerem ve keramet” kelimelerinin etimolojik kök anlamları aynıdır. İkram edici, etkili, gönül alıcı ve mutlu edici anlamlarına gelir. Cömertlikte ikram vardır. İkram kimi zaman sözle kimi zan infak ile olur. Ana-babamızla konuşurken kullandığımız her güzel sözcük manevi ikram iken, misafir ağırlarken, yoksula, yoksuna yapılan infaklar da maddi ikram grubuna girer.

Kerim olan kitabımız; Rabbimizi tanıtmaya, Rabbimizi anlatmaya geldi .

Kerim olan kitabımız; varlık sebebimizi, görev ve sorumluluklarımızı, hayatın anlamını ve anlam haritasını bize sunmaya geldi.

Kerim olan kitabımız; İçinde yaşadığımız dünyayı, dünyamızın içinde yaşadığı kâinatı ve bizim bu ağlarla olan ilişkimizi anlatmaya geldi.

Kerim olan kitabımız; Asıl vatanımız olan ebedi âlemi, ebedi hayatı ve bu hayatın bizler için ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu öğretmeye geldi.

Kerim olan kitabımız bize; hakkı, hakikati anlatmaya ve bu hakikat çizgisinde bir hayat sürmemiz gerektiğini ve batı lı da açıklayarak batıldan nasıl sakınmamız gerektiğini anlatır.

Kerim olan kitabımız bize; Adaleti, hakkaniyeti, merhameti, nezaketi, nezaheti, iyiyi, doğruyu, güzeli öğretmeyi ve bu yolda olanlarla birlikte olmamız gerektiğini öğretir.

Kerim olan kitabımız bize; kötüyü, çirkini, yalanı, yanlışı öğretirken bu kötülükleri yaşam tarzı haline getiren kişilerden uzak durmamız gerektiğini öğretir.

Kerim olan kitabımız bize; “Furkan” ile bir hayatı inşa etmemiz gerektiğini hatırlatır. Furkan, “İyi ile kötüyü, hayır ile şerri, yanlış ile doğruyu birbirinden ayırmayı öğreten kitap demektir.” Furkan bize, “farkı fark etmeyi” öğretir. Zira “varlığımız farkındalığımızdır. Farkındalık, insan beyninin mikro plandan makro plandaki bir düşünceye geçmesidir.”

Kerim olan kitabımız bize; varlık dünyasını ve bu dünya içindeki bütün canlı organizmaları bir emanet olarak vermiştir. Bu emanete iyi bakmamız gerektiğini bizlere ifade etmektedir.

Kerim olan kitabımız bize; Rabbimize karşı, kendimize karşı, ötekiye karşı ve kâinata karşı görev ve sorumluluklarımızı öğretmektedir.

Kerim olan kitabımız bize; ezel ve ebed nizamı İslam’ı öğretmektedir. Üstad Bediüzzaman, “Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası, İhyayı dinle olur bu milletin ihyası” diyerek, bunalımın ve buhranın girdabındaki insanlığın yegâne kurtuluşunun mutlak nizam İslam olduğunu belirtmektedir. Zira “İnsanların en büyük kaybı, anlam kaybıdır. Varlığının, varoluşunun anlamını, hikmetini yitirmesidir.” Günümüz dünyasında insanlık bu ”anlam kaybı” ile karşı karşıyadır. Bu girdaptan kurtulmak için bir “anlam arayışına” çıkması ve Kerim olan Kitap ile buluşarak, fıtrat merkezli bir anlayışla yola revan olması gerekmektedir.

Cemil Meriç, “İnsanlar sevilmek için yaratıldılar, eşyalar ise kullanılmak için. Dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmasıdır.” diyerek fıtrata, yaratılış formatına aykırı bir yaşayış tarzının yakındığımız “anlam kaybına” sebep olduğu aşikârdır.

Muhammed İkbal, “Dünyaya gelen bir kimse, yaratıcımızın en büyük hazinesi, en büyük mektubu,  en büyük hediyesi ve ikramı Kur’an-i Kerim’i okumadan, öğrenmeden, manasını öğrenmek için çaba sarf etmeden eğer dünyadan ayrılırsa o bilsin ki dünyaya hiç gelmemiş gibidir.” diyerek Kur’an ’sız bir hayatın anlamsızlığını ortaya koymaktadır.

“Köklere inmeseniz, göklere yükselemezsiniz” irfan yüklü bir perspektifle, pusulamız Kerim olan kitabın rehberliğinde çağları aşan bir planlamayla, köklere inerek göklere yükselmenin pekâlâ mümkün olduğunu göstermek idealimiz olmalı.

Mevlana, “Herkes Kur’an’ı, Kur’an’a hizmeti kadar anlar.” diyerek ölçüyü koymuştur. Peygamber efendimiz, “Bir kalp ki onda Kur’an yoktur, o harabe eve benzer. Bir kalp ki onda Kur’an vardır, o kalp mamur bir eve benzer.” diyerek kalplerimizi Kur’an’la tezyin etmemiz, süslememiz gerektiğini ifade etmektedir. Zira Kur’an ‘sız bir kalp ve Kur’an ’sız bir hayat yaşanmamış bir hayattır. Kalbimizi ve hayatımızı Kur’an’la diriltelim ki, hayatımız mamur olsun.

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ