<div>Günlük hayatın içerisinde pek çok olay ya da durum ile karşı karşıya kalabiliriz. Çoğu zaman kendimizi bu olaylar karşısında öfkelenmiş, açıklama gereği hissetmiş, savunmaya geçmiş ya da tepki vermiş olarak da bulabiliriz. Ancak bazen en büyük tepki, hiçbir şey yapmamaktır. İnsan ruhunun derinliklerine baktığımızda, her lafa verilecek bir cevap, her eyleme gösterilecek bir reaksiyon arayışı insan zihnini inanılmaz bir gürültünün ve telaşın içine hapseder. Oysa hayatın karmaşası içinde iç huzuru korumanın en olgun ve güçlü yollarından biri <strong>"görmezden gelme sanatını”</strong> icra edebilmektir.</div> <div>Psikolojik açıdan baktığımızda, bize yöneltilen her olumsuz tutuma, ima edilen her söze veya bizi aşağı çekmeye çalışan her duruma hemen tepki vermek, enerjimizi ve kontrolümüzü karşı tarafa teslim etmek demektir. Bir başkasının öfkesi, kibri ya da olgunlaşmamış düşünce yapısı onun kendi iç dünyasının bir yansımasıdır; bu sizin gerçeğiniz olmak zorunda değildir. Bize uzatılan her <strong>zarfı</strong> açmak zorunda olmadığımızı fark ettiğimiz an, ruhsal özgürlüğün ilk kapısını da aralamış oluruz.</div> <div>Görmezden gelmek; kaçmak, bastırmak ya da pasif kalmak demek değildir. Görmezden gelmek, yaşananı inkâr etmek değildir. Haksızlığa uğradığında susmak, sınır ihlal edildiğinde hiçbir şey olmamış gibi davranmak da değildir. Asıl mesele, <strong>neyi dikkate alacağını ve neyi zihninde büyütmeyeceğini seçebilmektir.</strong></div> <div>Görmezden gelmek son derece bilinçli bir <strong>sınır çizme</strong> ve <strong>seçim yapma</strong> eylemidir. Zihnimiz bir bahçe gibidir ve oraya hangi tohumların ekileceğine, oraya nelerin girmesine izin verileceğine sadece biz karar veririz. Neyin sizin dikkatinize ve duygusal enerjinize değer olduğunu, neyin ise sadece bir <strong>arka plan gürültüsü</strong> olarak kalması gerektiğini ayırt edebilmek, ruh sağlığını korumanın dengeli ve dingin bir hayat sürebilmenin en temel anahtarıdır.</div> <div>Sizi yıpratan bir davranışı, nezaketsizliği veya manipülasyonu fark ettiğinizde kendinize şu soruyu sorun: <strong>"Bu durum benim iç huzurumdan daha mı değerli?"</strong> Yanıt çoğunlukla <strong>"hayır"</strong> olacaktır. İşte o an, derin bir nefes alıp o durumu veya kişiyi kendi sığlığında baş başa bırakmak; ne bir öfke patlamasıyla ne de bir savunmayla kendinizi yormadan sakince yolunuza devam etmek en büyük <strong>ruhsal zaferdir.</strong> Çünkü insan ancak anlaşıldığı yerde çiçek açar, kabul gördüğü yerde değer katar. Her zaman en iyiye sahip olamayabilirsiniz ancak size iyi gelen şeyleri tercih etmek çoğu zaman sizin elinizdedir.</div> <div>Sınırlarınızı çizip olması gereken mesafeyi net bir biçimde koyduğunuzda ve kendi merkezinizde kalmayı seçtiğinizde, başkalarının rüzgârı sizi artık savuramaz. Zihninizi değersiz gürültülerden arındırdığınızda, geriye sadece kendi hayatınızın güzelliklerini duyabileceğiniz o berrak ve huzurlu sessizlik kalacaktır.</div> <div>Tecrübelerim bana şunu gösterdi: Çoğunlukla insanı yoran şey; yaşadığı olayın bizzat kendisi değil, o olaya yüklenen <strong>anlam ve bunun zihinde tekrar tekrar dönüp durmasıdır</strong>. Birinin söylediği bir söz, yaptığı bir hareket ya da sergilediği bir tavır saatlerce zihnimizi meşgul edebilir. Oysa bazı şeyler üzerine düşündükçe anlam kazanmaz; tam tersine takıntı haline gelerek zihnimizde büyür. İşte tam burada <strong>görmezden gelme sanatı</strong> devreye girer.</div> <div><strong> “Her şeyi fark edebilirim ama her fark ettiğime tepki vermek zorunda değilim.”</strong> Bu strateji duygusuzlaşmak değildir. Aksine duygularını yönetebilmek üzerine oldukça güçlü bir dayanaktır.</div> <div>Elbette görmezden gelmenin de bir sınırı vardır. Sürekli incinmeyi, değersizleştirilmeyi, manipüle edilmeyi veya sınırlarının ihlal edilmesini <strong>“boş ver”</strong> diyerek geçiştirmek sağlıklı değildir. Çünkü bastırılan hiç bir duygu yok olmaz, fırsatını bulduğunda bir anda ortaya çıkıverir. Bazen öfke olarak, bazen kırgınlık olarak, bazen de kişinin kendisine yönelttiği bir değersizlik duygusu olarak geri döner. Bu yüzden mesele <strong>her şeyi görmezden gelmek değil, neyi görmezden geleceğini bilmektir.</strong></div> <div><strong>Özetle sınır sahibi olmayan bir kimsenin sinir sahibi olacağını </strong><strong>yazılarımızda sık sık yer verdik. Bununla birlikte her şeye cevap verme eğilimi, haklı olsanız bile herkesle tartışma isteği insan ruhunu ciddi manada yoran etkinliklerdir. Daha sağlıklı ve dingin bir hayat için üstesinden gelemediğiniz olay ve durumları görmezden gelmeniz daha sağlıklı bir yöntem olacaktır.</strong></div> <div> </div>