<div>Değerli Okurum;</div> <div>Bugüne kadar hep başkalarını mutlu ve memnun etmeye çalıştın. Onlar üzülmesin, kırılmasın ya da seninle alakalı olumsuz duygu ve düşünceleri oluşmasın diye sürekli alttan almak durumunda kaldın. Alttan aldıkça bu duygusal yüklerin de maalesef altında kaldın.</div> <div>Daha çok sevilirim umuduyla sürekli fedakârlık yaptın, yaptın ve yaptın. Hatta istenmediği ve senden beklenilmediği halde o kadar çok fedakârlık yaptın ki artık yapmış olduğun bu <strong>fedakârlıklar senin görev ve sorumluluğun</strong> haline geldi ve yapmadığın zaman suçlanmaya başladın.</div> <div>Yüreğin öylesine güzel ve naif ki çevrendekiler için tabiri caizse saçını süpürge ettin ve yine de suçlanan taraf sen oldun. <strong>Sen kendini feda ederken, çevrendekiler bundan kar etmeye çalıştılar.</strong></div> <div>İnsanların yaralarına yara bandı, ihtiyaçlarına çare oldun. Bir gün bile asmadın yüzünü hep güleç oldun. Ancak günün sonunda kolay erişilebildiğin için ilk vazgeçilen de sen oldun.</div> <div>Çevrendekiler önce seni çok iyi olarak tanımladılar; iyi ki varsın, sevgin bizi sımsıkı sarsın dediler. Ama artık yoruldun ve biraz geri çekildin. Bu defa da senin değiştiğini söylediler. Şunu asla unutma: <strong>“İnsanlar seni eskisi gibi kullanamadıkları zaman değiştiğini söylerler!”</strong> Bununla beraber artık gözden çıkarıldığında melek dahi olsan insanlar senin kanat sesinden dahi rahatsızlık duyacaklar.</div> <div>Herkese ve her şeye yetişeyim derken geriye dönüp bir bakmışsın ki kendini çok ihmal etmişsin, <strong>“kendine çok geç kalmışsın”.</strong> Kendi isteklerini görmezden gelmiş, kendi iç sesine kulak vermemişsin. Başkaları için dağları tepeleri aşarak hedefe ulaşırken kendi özüne giden dümdüz yolda kaybolmuş ve bir sürü yol kazaları yapmışsın.</div> <div>Bir sürü kuru gürültüye ve onlarca sese tahammül ederken kendi iç sesini dinlemeyi hiç aklının ucundan geçirmemişsin, hiç bu sese kulak kabartmamışsın. Sürekli bastırılan bu ses artık bir süre sonra çıkmaz olmuş ve sana darılmıştır. Çünkü kendine geç kalmak, sadece zamanı kaçırmak değil; ruhunun kapısını çalan ve sana iyi gelecek olan o sesi sürekli ertelemektir. <strong>Kendine geç kaldıkça, başkalarının onayıyla ve alkışlarıyla mutlu olmaya çalışırsın; oysaki ruhun çoğunlukla yalnızca kendi sesini, yalnızca kendisine ait olanı duymak ister.</strong></div> <div>Bazı yorgunluklar uykuyla ya da dinlenmekle geçmez; çünkü problem derinlerdedir. Bu kronik yorgunluklar insanın kendisinden uzak düşmesinden kendine yabancılaşmasından kaynaklanır. Kendine ne kadar sert ve acımasız davranırsan, başkaları tarafından sevilmek ve takdir edilmek için o kadar fazla yaranmaya çalışırsın. <strong>Unutma yaranmaya çalıştıkça daha fazla yara alacaksın.</strong></div> <div>Günün sonunda her şey sustuğunda geriye sadece tek bir soru kalır: <strong>"Başkalarının istediği kişi mi oldum, yoksa gerçekten kendim olabildim mi?"</strong> Bu soruyla yüzleşmek hem çok zor hem de çok acıdır. Çünkü kendini muhtemelen kendi hayat hikâyenin başrol oyuncusu olarak değil, figüran olarak bulacaksın.</div> <div>Hayırsız ya da vefasız görünmemek adına kimseye hiçbir zaman hayır diyemedin. Herkese ve her şeye var gücünle koştun. Günün sonunda artık çok yoruldun, gerildin ve yıprandın. <strong>Sınır koyamadın, sınır sahibi olamadığın için maalesef sinir sahibi oldun.</strong></div> <div>Başkalarını memnun etmek için sürekli maskeler taktın ve olmadığın biri gibi davrandın. Şimdi aynaya baktığında ise artık kendini tanıyamıyor, gerçekteki seni bulamıyorsun.</div> <div>Kendine geç kalmak, ömrünün büyük kısmını başkalarının defterini temize çekmekle uğraşırken kendi defterine tek bir satır bile yazmaya vakti ve gücü kalmamanın derin pişmanlığını, öfkesini ve çaresizliğini yaşamaktır.</div> <div>Kendini sürekli başkaları için feda edenler, kendi istek ve düşüncelerini sürekli erteleyenler; iç dünyalarındaki gerilimle baş edemediklerini fark ettiklerinde ellerinde sadece başkalarının mutluluğu ve kendi hayatlarının enkazı ile öylece kalakalırlar.</div> <div><strong>Geçmişin pişmanlıkları ve eyvahları, geleceğin korkuları ve kaygılarını arasında sıkışıp kaldığın böylesine zor zamanlarda lütfen daha fazla “Kendine Geç Kalma!”</strong></div> <div> </div> <div> </div> <div> </div> <div><strong> </strong></div>