USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

ÖZNE-NESNE İLİŞKİSİ

ÖZNE-NESNE İLİŞKİSİ

Özne ve nesne kavramları, mikro evren demek olan insanla eşya arasındaki ilişki ile ilgilidir. “Özne” başat kavram olarak, etkendir ve etkindir. “Nesne” ise, edilgen ve omurgasızdır. Irmağa kendini kaptıran çerçöp, sahibini izleyen gölge, özetle hiçbir iradesi ve yaptırım gücü olmayan her şey nesnedir. Örneğin, gölgenin sahibine, “arkadaş, artık seninle yürümek istemiyorum. Karşıt yönde yola revan olmak istiyorum” deme hakkı ve iradesi yoktur. Zira gölge, özne değil, nesnedir. İradesini başkasına devreden, aklını kiraya veren, “ben bilmem o bilir” diyen kişi, özne vasfını yitirir, nesne olur.

Cemil Meriç, “İnsanlar sevilmek için yaratıldılar, eşyalar ise kullanılmak için.

Dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmasıdır” diyerek özne-nesne ilişkisinin çelişkisini ortaya koymaktadır. Bu çelişkinin nedeni, özne ile nesnenin yer değiştirmesidir. Bu durum, fıtrata aykırıdır. Zira özne olan kişi; sorar, sorgular, soruşturur,  araştırır, inceler tetkik eder, tahkik eder, onaylar ya da itiraz eder. Özne olan; etkindir, etkendir, aktiftir. Nesne ise, edilgendir, tabidir, sorma-sorgulama ve itiraz etme hakkı yoktur.

Özne ve nesne kavramları, mikro evren demek olan insanla eşya arasındaki ilişki ile ilgilidir. “Özne” başat kavram olarak, etkendir ve etkindir. “Nesne” ise, edilgen ve omurgasızdır. Irmağa kendini kaptıran çerçöp, sahibini izleyen gölge, özetle hiçbir iradesi ve yaptırım gücü olmayan her şey nesnedir. Örneğin, gölgenin sahibine, “arkadaş, artık seninle yürümek istemiyorum. Karşıt yönde yola revan olmak istiyorum” deme hakkı ve iradesi yoktur. Zira gölge, özne değil, nesnedir. İradesini başkasına devreden, aklını kiraya veren, “ben bilmem o bilir” diyen kişi, özne vasfını yitirir, nesne olur.

Özne olan insan, nesne olan eşya ile yer değiştirmesi yaratılışa aykırı bir durum olduğu için dünyadaki dengenin bozulmasına, kaosun oluşmasına ve gerginliğin artmasına sebep olmaktadır. Oysa özne ve nesne fıtrata uygun tarzda dizayn edilirse, gezegenimiz rahata kavuşur, insanlık da huzur bulur.

İnsan ile eşya  (mal-mülk) arasında iki türlü ilişki vardır:

1.İnsanın mal ve mülke sahip olması, hâkim olması. Bu fıtrata uygun bir durumdur. Bu durumda insan; etkindir, etkendir, aktiftir, yani öznedir.  Böylece özne, asıl fonksiyonunu icra eder. Mal ve mülk de nesnedir. Sahibi onu fıtrata uygun tarzda kullanır, harcar.

2.İnsanın mal ve mülke ait olması, mahkûm olması. Bu durum, özne ile nesnenin yer değiştirmesi demektir ki, bu insanlığın felaketini hazırlayan bir durumdur. Günümüz dünyasındaki huzursuzluğun, kaosun, stresin ve gerginliğin bir sebebi de bu olsa gerek.

İnsanın makam ve mevki ile olan ilişkisi ve sınavı da benzer şekildedir. İnsan ya maka biner, ona hükmeder ya da makam ona biner, ona hükmeder. Eğer insan makama biner ona hükmederse, makama şeref katar, nitelik kazandırır ve katma değer katarak onu onurlandırır. Bu öznenin nesneye hâkim olması demektir ki, olması gereken de budur. Eğer makam ona binerse, kişi onuru makamda arıyor demektir. Kişi o makamdan ayrıldığında, ne onur kalır ne de değer. sonuç ta makam de bir nesnedir, ona özne muamelesi yapmak yaratılışa aykırı bir durumdur.

“Özne” olmak; özünün, varlığının farkında olmak, akledebilmek, tefekkür edebilmek, tasavvur edebilmekle mümkündür. “Özne” olmanın olmazsa olmaz şartı, özgür olmaktır. Buradaki özgürlük, fiziksel özgürlükten ziyade, zihinsel özgürlüktür. Burada zindanda da olsa zihinsel olarak özgür olan kişi, öznedir. Aksine sarayda da olsa, aklını ve iradesini kiraya veren kişi, özne değil nesnedir. Kişinin kendisini nesne olarak ifade etmesi veya nesne rolünü kuşanması , insana yapı labilecek en büyük kötülüktür. İnsan özne olarak, eşya da nesne olarak güzeldir. Bu güzelliği kuşanmak, fıtratın gereği ve herkesin yararınadır.

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ