Bir müddet önce bir sitenin apartmanında oturanlar site içinde şortla dolaşan bir erkeği görüyor ve durum hemen yöneticiye bildirilip buna önlem alınması isteniyor.
Bu durum site sakinlerini ikiye bölüyor ve bir kısmı yasak getirilmesini isterken bir kısmı da şortla dolaşmanın insan hakkı olduğunu savunuyor.
Ve bu durum önce yerelde haber oldu, sonra da yaygın basında ve televizyonlarda.
Aslında yöresel kültürümüze göre bir erkeğin apartman içinde veya sitede şortla gezmesine sıcak bakılmıyor.
Bunu kabul ediyoruz ama aynı sitede mini eteğin daha kısasını, göğüslerini uygun olmayacak kadar açık bırakan kadınlara da bir şey diyemiyoruz.
Ne yapalım?
Kültür böyle olunca bir şey olmuyor ama televizyonlarda da Batman iyi şekilde anılmıyor.
HİKAYE Mİ, GERÇEK Mİ BİLİNMİYOR
Birileri gerçekten yaşanmış diyor, birileri ise fıkra olarak kabul ediyor.
İstanbulda yaşayan bir vatandaş niyetlenip Umre yapmak için girişimlerde bulunuyor.
Günü geldiğinde de ailesiyle vedalaşıp yola çıkıyor.
Aradan bir hafta geçtikten sonra Tayland Büyükelçiliğinden aile aranıyor ve kişinin geçirdiği kalp krizi sonucu vefat ettiği bildirilip cenazeyi almaya gelip gelmeyecekleri soruluyor.
Kocasının Umre’ye gittiğini zanneden eşi kocasının Tayland’a gittiğini öğrenince çok sinirleniyor ve Konsolosluk görevlisine alternatifleri soruyor.
Verilen cevap şöyle:
“Cenazeyi almak isterseniz morgda bekletip gelmenizi bekleyeceğiz, gelemiyorsanız da isterseniz burada yakıp küllerini size gönderelim.”
Bu bilgi üzerine kadın tepkisini sürdürüp “Türkiye’ye getirme imkanımız yok, siz orda yakın, küllerini de göndermeyin, denize atın” der.
Kutsal topraklar yerine Tayland’a giderseniz olacağı budur.
Hikaye aynen yazdığım gibi anlatıldı.
Böyle durumlarda aileniz bırakın cenazenizi istemeyi sizin külünüze dahil tahammül etmez!
Onun için kimin başına ne geleceği hiçbir zaman bilinmez.