?>

TÜRKİYE’NİN TARİHİ DÖNÜM NOKTASI  KARDEŞLİK YASASI

Ebubekir Doğan

3 saat önce

 Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi yasası ne getirecek
Türkiye, on yıllardır hem ekonomik hem siyasi hem de insani açıdan enerjisini emen son derece karmaşık bir meseleyle mücadele etti. Kiminin "Kürt sorunu", kiminin "terör sorunu", kiminin ise "demokrasi ve ekonomi sorunu" olarak tanımladığı bu süreç; Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan günümüze kadar farklı yöntemlerle çözülmeye çalışıldı. "Çözüm süreci" gibi meclis ve kamuoyu gündemini uzun süre meşgul eden aşamalardan geçilerek nihayetinde toplumsal mutabakat arayışlarıyla şekillenen bir yasal zemine ulaştı.
Bu yasal düzenlemenin meclis aşaması elbette kolay olmadı. Gaziler, şehit yakınları, bürokratlar, farklı siyasi parti temsilcileri ve bireysel siyasetçilerden hem güçlü destekler hem de çok yüksek sesli itirazlar çokça geldi. Benzer şekilde Kürt toplumunun farklı kesimlerinden de sürece dair hem olumlu tepkiler hem de endişeler dile getirildi.
Ancak Türkiye’nin önündeki temel soru hep aynı kaldı: Bu acı dolu sürecin sonsuza kadar devam etmesi mümkün müydü?
Tabi ki hayır bu sonunun mutlak surete çözülmesi gerekirdi.

Bu konuda aslında cevap çok nettir;

 Artık anaların gözyaşının dindiği, köylerin boşalmadığı, hiçbir vatandaşın ötekileştirilmediği ve ölüm haberlerinin gelmediği bir Türkiye ihtiyacı reddedilemez bir gerçekliktir. Şehit ve gazilerin bir bütün olarak yaşanan tarifsiz acıları unutmak elbette mümkün değildir; ancak bu sürecin en somut ve değerli çıktısı, gelecekte başka canların yitip gitmesini engellemek olacaktır.
Türkiye de; Türk, Kürt, Laz, Çerkes ve Arap'ıyla bin yıldır bu coğrafyada kader birliği yapmış insanların ebedi yurdudur. Anadolu’nun kapılarının açıldığı 1071 Malazgirt’ten Çaldıran’a, Kurtuluş Savaşından Kıbrıs Savaşı’na kadar tarihin her kritik eşiğinde elde edilen başarılar, bölgedeki Türk-Kürt ittifakının ve kardeşlik hukukunun eseridir. Kendi vatandaşına dar milliyetçilik kalıplarıyla yaklaşıp ötekileştirmek Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmamıştır; kazandıracak olan ise kapsayıcı iç barıştır ve kucaklaşmayı sağlayacak kardeşliktir.

Toplumsal Bütünleşmenin Getireceği Kazançlar

Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin tam anlamıyla sağlanması, ülkeye ileriye yönelik çok boyutlu bir gelişme ve büyüme sağlayacaktır;
İnsani ve Toplumsal Huzur; Çatışma ortamının tamamen sona ermesiyle birlikte ölüm haberleri geçmişte kalacak, kardeşlik iklimi güçlenecektir.
Ekonomik ve Stratejik kazanç sağlanacak; Yıllardır güvenlik harcamalarına aktarılan devasa kaynaklar ve enerji; üretime, yatırıma ve teknolojiye yönlendirilecektir. Bu durum refah düzeyini yükseltecek ve Türkiye’nin bölgesel rolünü pekiştirecektir.
Demokrasi ve Hukuk Standardı artacak: Hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasıyla birlikte aidiyet duygusu güçlenecek, hukuk devleti ilkeleri derinleşecektir.
Ayrımcılığın Sona Ermesi ile kardeşlik beraberlik pekişecek; Irkçı ve kafatasçı söylemler imkân bulamayacak; kimse dilinden, kimliğinden veya renginden dolayı ayrımcılığa uğramayacaktır. Nefret söyleminden beslenen odakların elindeki enstrümanlar tümüyle alınmış olacaktır.
Sonuç olarak; ötekileştirmenin değil, bir arada yaşama iradesinin kazandığı bir gelecek Türkiye’nin en büyük güvencesi olacaktır.
Ortadoğu ve Anadolu tarihi boyunca olduğu gibi bugün de kazanan kardeşlik, birlik ve beraberlik olacaktır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI