?>

İKİ YAŞINDA KONUŞMAYI, KIRKIMDAN SONRA DA SUSMAYI ÖĞRENDİM…

Öğr. Gör. Selman Tür

5 saat önce

Dilimde hayatın ilk heceleri,
Kalbimde tertemiz bir dünya vardı.
Her kelime bir umut,
Her cümle bir dostluktu.
 
İnsanlara inanmak kolaydı o zaman,
Gözler ne diyorsa kalp de onu söylerdi.
Yüzler maskesiz, sözler hesapsızdı…
Bir gülüş, bir ömür ederdi.
 
Sonra yıllar geçti…
Büyüdüm dediler, ama içimde bir şey eksildi.
Sözler çoğaldı, anlam azaldı,
Sesler yükseldi, ama doğrular kayboldu.
 
Bir baktım ki;
Diller başka, kalpler başka konuşuyor.
Gülüşler kiralık, dostluklar geçici,
Selamlar bile hesaplı veriliyor.
 
Hakikat ağır gelmiş insanlara,
Yalan daha kolay, daha süslü…
Riyakârlık ince bir perde gibi,
Herkesin yüzüne yakışmış sanki.
 
Ben ise her seferinde
Sözlerin ardını aradım,
Gözlerin içini okumaya çalıştım…
Ama gördüğüm şey,
Gerçekten çok daha fazlasıydı.
 
Kırkıma geldiğimde anladım;
Bazı sesler sadece gürültüymüş,
Bazı sözler sadece boşluk…
Ve bazı insanlar,
Kendi yankılarından ibaretmiş.
 
O gün bıraktım konuşmayı…
Çünkü susmak, kirlenmemekti biraz da.
Çünkü her söze cevap vermek,
Kendi hakikatini yitirmekti.
 
Artık susuyorum…
Ama bu bir vazgeçiş değil,
Bir direniş aslında.
Gürültünün ortasında bir sükût,
Yalanların içinde bir doğru arayışı…
 
İçimde hâlâ o iki yaşındaki çocuk var,
Saf, temiz ve inanan…
Ama artık biliyor;
Her duyduğuna güvenilmeyeceğini.
 
Ben sustukça içim konuşuyor,
Sessizlik bana gerçeği fısıldıyor.
Ve anlıyorum ki…
Bazen en doğru söz,
Hiç söylenmeyendir.
 
Çünkü kelimeler tükenir bir yerde,
Ama hakikat susarak da var olur.
Ve ben…
Konuşmayı bırakırken,
Kendimi duymayı öğrendim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI