USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

İNSANIN EN BÜYÜK BAŞARISI, TEMBELLİĞİNE KARŞI KOYABİLMESİDİR

İNSANIN EN BÜYÜK BAŞARISI, TEMBELLİĞİNE KARŞI KOYABİLMESİDİR

Tembellik, insanı "şimdiki anın" dar konforuna hapseden bir illüzyondur. Buna karşı koyabilmek ise gelecekteki kendini bugünden kurtarmak için çaba sarf etmektir. İçerisinde bulunduğun konfor alanı, sana kendini güvende hissettirebilir ve risk almaktan kaçınmanı sağlayabilir. Kendi yağımda kavrulayım, bu kadarı bana yeter, daha fazlasına gerek duymadığın yer ve zamandır aslında bu konfor alanı. Belirsizliklerle ve türlü risk ortamlarıyla dolu dünyada bu durum kişisel bir tercih olarak da kabul edilebilir. Bununla birlikte monotonluk diye tabir ettiğimiz tek düze bir yaşam, senin değişimin ve gelişimin önündeki en büyük engeldir aslında.

Çoğu zaman insan zihni yaptığını yeterli görecek ve bedenine enerjini kontrollü kullan talimatı verecektir. Bununla birlikte yapman gerek iş ve işlemleri erteleme ya da son dakikaya bırakma eğilimi de bu durumdan kaynaklanmaktadır. Çünkü beyin sana şu mesajı sık sık vermektedir: “Enerjiyi koru, riskten kaç ve sadece seni mutlu eden eylemlere yönel” eski dönemlerde bu kural bir nebze doğru kabul edilebilirken modern zamanlarda maalesef geçerliğini kaybetmiştir ve bu düşünce ayağında bir pranga olarak senin yerinde saymana neden olacaktır.

Derinlemesine bakıldığında tembellik, bir işi yapmama isteği değil, o işin sende uyandıracağı duyguyla başa çıkamama halidir. Bir şeyi ertelerken aslında o işin içindeki belirsizlikten, hata yapma ihtimalinden veya sana yaşatacağı stresten kaçarsın. Aslında tembellik, ruhun bir savunma mekanizması olarak da adlandırılabilir. Bu direnci kırdığında sadece bir işi bitirmiş olmazsın; bununla birlikte kendi korkunu ve kaygını da yönetmeyi başarmış olursun. O an canın istemese de yapman gereken işe başlamak, masanın başına oturmak, dışarı çıkmak için hazırlanmak… Kısacası yapman gereken şeyi ertelemeden/ötelemeden o an yapmaya başlamak için harekete geçmek iç dünyandaki bir "duygu ve düşünce düzenleme" zaferidir seni için.

Bu mücadelenin en derin boyutu ise kişinin kendisine duygusu öz-saygının sonucudur. İnsan zihni, dış dünyadan aldığı alkışlarla değil, kendi kendine verdiği sözleri tuttuğunda gerçek anlamda tatmin olur. Dışsal motivasyonun da etkisi oldukça fazladır ancak bir işi davranış haline dönüştürmek konusunda işsel motivasyon daha ağır basmaktadır. Tembelliğe her teslim olduğunda, kendi içindeki "güvenilir kişi" imajını biraz daha sarsarsın. Buna karşı koyduğun her an ise kendine olan itibarını yeniden inşa edersin. Bu, bir başkasına değil, doğrudan kendi ruhuna ve özüne vermiş olduğun bir dürüstlük sınavıdır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da istikrarlı olmak seni geliştirecek ve artık kolu kanadı kalkmayan birinden daha enerjisi bitmek bilmeyen birine dönüşeceksin.

Değişim için atmış olduğun küçük adımları lütfen küçümseme ve kimsenin de küçümsemesine izin verme. Unutma kendi hayatının başrolü ve  kahramanı sensin. Bir sayısı her zaman sıfırdan büyüktür. Değişimi başaranlar mutlaka deneyenler olmuştur. Geçmişin pişmanlıkları ve eyvahları, geleceğin kaygıları ve belirsizliklerinin senin içinde bulunduğun anı gölgelemesine asla ama asla izin verme. Çünkü değiştirip dönüştürebileceğin zaman şu andır. Yarın yaparım, birazdan başlarım gibi sözler seni aşağı çeken enerjini tüketen söylemlerdir. Zaten yapmak zorunda olduğun bir şeyi neden daha sonraya bırakıp stres ve kaygı seviyeni artırasın ki? Kontrolünde olan sadece şu andır, gücünün yetebildiği şu andır. O yüzden lütfen kendine izin ver, özgürlüğü seç ve artık harekete geç.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ