Peygamber efendimiz(sav), Mekke’den Medine’ye hicret edince, arkasında onu takip eden bir Müşrik timi vardır. Efendimiz ve onun yol arkadaşı Hz.Ebubekir (r.a), Hira Nur mağarasına sığınırlar. Müşrikler mağaranın kapısına kadar yaklaşırlar, o kadar ki eğilirlerse onları görürler. Allah(cc)ın yardımıyla mağaranın kapısında bir örümcek ağı oluşmuştur. Müşrikler bu örümcek ağını görünce, mağarada kimsenin bulunamayacağı kanaatine varırlar. Bu mucizeden habersiz olan Hz. Ebubekir(r.a), haklı olarak endişelenmeye başlar. Efendimiz(sav), Hz. Ebubekir(r.a) e, “ Lâ tahzen, Allah’u Ma’ana (Üzülme Allah bizimledir).” hitabında bulunur. O anki halet-i ruhiye içerisinde bu hitap, Peygamber efendimizin Peygamberliğinin ispatıdır.
Bu durumdan Mevlânâ şu dersi çıkarır ve bize arz eder:
“Lâ tahzen / Üzülme.. Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.
Lâ tahzen / Üzülme.. Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.
Lâ tahzen / Üzülme..… Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.
Lâ tahzen / Üzülme.. İnsanlara ihsanda bulunduğun sürece üzülme. Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmaktan geçer.
Lâ tahzen / Üzülme.. Çünkü iyiliğin mükafatı on mislinden yedi yüz misline, kötülüğün karşılığı ise sadece mislince.
Lâ tahzen / Üzülme.. Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.
Lâ tahzen / Üzülme.. Hakk’ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır.
Lâ tahzen / Üzülme.. Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)
Lâ tahzen / Üzülme.. İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi.
Lâ tahzen / Üzülme.. - Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani ânı yaşa.
Lâ tahzen / Üzülme.. - “İnne maal usri yüsran / Her zorlukla birlikte kolaylık vardır.” Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır!.. Bir başka ifade ile; kolaylık; zorluk zannettiğimiz şeyin taa kendisidir!..
Doğru bir varlık tasavvuru ile ancak sahih bir bilgiye ulaşmak mümkündür. Medeniyet tasavvurumuz olayları ve olguları değerlendirirken bütüncül bir yaklaşımla yaklaşır. Parçacı bir varlık tasavvuru, bölünmüş bir zihin ve sakatlanmış bir hayat akışı bizi doğru bilgiye ulaştırması mümkün değildir.
“Gökyüzünün Öğrencisi olunmadan, yeryüzünün öğretmeni olunmaz” hikmetli sözün gereği olarak, Gökyüzünün ilim, irfan ve hikmetinden esinlenerek, yeryüzünü inşa etmek durumundayız. Yeryüzü-gökyüzü helalleşmelidir ki, gökyüzü rahmet ve bereketini yeryüzüne yağdırsın ve yeryüzü bu rahmet ve bereketten doyasıya yararlanarak, bünyesinde barındırdığı milyonlarca canlı organizmaya hayatiyet kazandırsın.
Bütün bunları düşünmek, tefekkür ve tezekkür ederek hayatımızı inşa etmek durumundayız. Zira düşünmek, bizleri oluşturur ve olgunlaştırır.
Bir bilge kişi, “ Düşünmek, içimizdeki ölümsüzlük arayışına verilmiş bir cevaptır. Vadesi dolduğunda bedenen ölüp gidecek olan insan, düşünmek suretiyle ölümsüzlüğe bir adım atar. İnsanın özü, mutlak ve sonsuz olanla irtibatlıdır. Geldiği yer de, döneceği yer de orasıdır. Düşünmek bize bu yolculuğun merhalelerini, duraklarını ve işaret levhalarını gösterir. Sonlu ve fani olmayan şeyler üzerinde düşünmek bizi ölümsüzlük yurduna komşu yapar. Düşünmek, sonsuz olanı sonlu olanın içinde anlama çabasıdır.” diyerek bu sonlu âlemde, sonsuz âlemi anlamanın, kavramanın ve algılamanın ne kadar kıymetli olduğunu ifade etmektedir.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir