Bugünden itibaren bu köşede İnsan Kitap ve Toplum Anketi başlığıyla bir seri halinde hem İnsan Kitap ve Toplum bağlamında görüşlerimi ve hem de Anket Sonuçlarını sizlerle paylaşacağım.
Önce anket hakkında genel bilgiler ve özel açıklamalarda bulunalım. İnsan, Kitap ve Toplum Anketi, 26 soruluk bir anket olarak, internet sitesi üzerinden şeffaf ve herkese açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu anket 1 Mart 2025-1 Nisan 2025 tarihleri arasında internet sitesinde yayında tutulmuş ve herkes tarafından cevaplandırılmaya açık kalmıştır. Bununla birlikte çeşitli
platformlarda (e-mail olarak göndermek, link atarak kolayca cevaplandırılmak ve “WhatsApp” gruplarında paylaşmak vb gibi yöntemlerle) bu anket halkımızın bilgisine sunulmuştur. Anketimize toplamda 510 kişi katılmıştır. Bir ankete 500 civarında kişinin katılmış olması ne yeterli, ne de yetersiz görülebilecek bir sayı değildir. Anketimize katılım sayısını ben orta düzeyde ve makul bulmaktayım. Anketlerde ortalama 500-100-2000 civarı katılımcılar makul sayılır. Zaten anketler de yüzde yüz sonuç almak için değil, sonuca yakın bir fikir ve bilgi edinmek için hazırlanır. Ankete katılanlar tüm toplumun özelliklerini yansıtacak bir şekilde dengeli seçilmişse bu durumda daha sağlıklı ve daha güvenilir fikirler ve bilgiler edinilmiş olur. Bunu hassaten belirtmek istiyorum.
Katılımcıların 378’i erkek ve 132’si kadındır. Anketimizdeki soruları cevaplayanların %1.96’sı ilkokul-ortaokul, %11.74’i lise, %58.71’i üniversite, %23.48’i yüksek lisans ve %4.11’i doktora mezunudur. Anketteki soruları cevaplayanların %17.09’u serbest (iş insanı, esnaf, çiftçi, zenaatkar, işçi vb gibi), %51.08’i kamu çalışanı, %11.20’si özel sektör çalışanı, %3.14’ü ev hanımı, %15.52’si öğrenci, %1.96’sı işsizdir. Anketimizi cevaplayanların %66.08’i evli ve %33.92’si bekardır. Anketi cevaplayanların oransal dağılımı, 18-25 yaş arasında olanlar %19.61, 26-40 yaş arasında olanlar %27.25, 41-55 yaş arasında olanlar %30.59, 55-70 yaş arasında olanlar %21.37 ve 70 yaş ve üzerinde olanlar %1.18’dir.
Bu temel bilgi ve veriler yanında şu sorular önem kazanmaktadır. Bu anketimizin maksadı ve hedefi nedir? Bu ankette bir tez ya da bir iddia var mıdır? Bu ankette hangi sorular sorulmuştur? Hangi oranlarda, hangi cevaplar alınmıştır? Bu soruların cevaplarını yazımızın diğer günlerdeki bölümlerinde bulacaksınız.
Ayrıca bir anket düzenleyicisi ve saha araştırmacısı olarak, şahsımın anket sonuçlarını değerlendirdiği ve geleceğe dair geliştirdiği çözümler ve öneriler de yazımızın diğer bölümlerinde mevcuttur.
Bu değerlendirme ve öneriler, elbette verilen cevaplar ve cevapların yüzdelik oranları üzerinden yapılacaktır.
Bu değerlendirmelerden sonra, bir Şair Yazar olarak kendimin ankete verdiğim cevapları yazımızın ileriki kısımlarında okuyacaksınız.
Anketimize katılanların cevaplar yanında yorum ve değerlendirmeleri de olmuş mudur? Onlarca yorumlar bu anketimizi hem yazılı ve hem de şahsıma sözlü olarak iletilmiştir. Şahsıma ulaşarak, anketin, “sanki bir akademik çalışma şeklinde olduğunu” ifade ederek, soruların hepsinin ayrı bir mana taşıdığını belirterek, bir çok kişi beğenilerini sözlü olarak iletmişlerdir.
Anketin yer aldığı internet sitesinde yayınlanmak üzere yorum yazanlar da olmuştur.
Tüm yorumlar olumlu ve teşvik edici yöndedir. O yorumların son beşini burada belirtmek istiyorum.
a)Bilgi insan hayatında en önemli etkendir. Ahlaklı bilgi insan hayatına değer katar, ahlaksızın elinde insan hayatına son verir. Sonuçta insan hayatına değer katan da insan hayatına son veren de bizzat bilginin kendisinden oluşur. Doğru insanların elinde en güzel ilimdir bilgi.
b)Oku, oku, oku.
c)Kuranı Kerim’de Allah “oku” dedi. İncil’de Allah “sev” dedi. Tevrat’ta Allah “yaşat” dedi. Ne Müslüman okudu, ne Hristiyan sevdi, ne de Yahudi yaşattı. Bence işin özü şu: Okuduğunu uygulamak ve yaşamak.
ç)Çok güzel ve faydalı bir anket olmuş.
d)Yalnız başına kitabı okumak yeterli değil. Okumanın “Allah adı” ile kendine ve insanlığa faydalı olma niyeti de olmalıdır.
Anketimiz ile ilgili tahlil değerlendirme ve sonuçlar üzerine görüş ve düşüncelerimizi açıklamaya geçmeden önce şu noktayı hassaten açık yüreklilikle belirtmek istiyorum. Bu anket şahsımın düzenlediği ilk ankettir ve amatör bir bakış açısıyla, amatör bir ruhla düzenlenmiştir. Zaten akademik bir çalışma da değildir. Bu anketin soruları ve şıkları itibariyle mükemmel olmayı bırakın muntazam ve dört dörtlük bir anket olduğunu asla ve asla iddia etmem, edemem. Ancak noksanlıklarıyla birlikte, “İnsan, Kitap ve Toplum” bağlamındaki bu anketten, Ülkemiz için yararlı, değerli bilgiler ve özel sonuçlar çıkarabileceğine de inanıyorum. Zira, ankette her ne kadar bazı hata ve noksanlıklar olsa da, mesleki tecrübelerim (40 yıla yakın denetim elemanlığı, kamu yönetimi uzmanlığım bilgim) ve toplumsal gözlemlerim ışığında muhtemel hata ve noksanlıkları telafi babında görüş ve düşüncelerimi de yeri geldiğinde (ilgili kısımlarda) belirttim.
Bu özel açıklamalardan sonra anketimizin maksat, hedef ve ileri sürdüğü tezden başlayıp değerlendirme ve yorumlar ile önerilerimizi sıralayalım.
İnsan, Kitap ve Toplum Anketinin maksadı, hedefi ve ileri sürdüğü tez nedir?
Bu sorunun cevabını altında hemen belirteyim. Bu yazının maksadı, hedefi ve ileri sürdüğü tez ile bu anketin maksadı, hedefi ve ileri sürdüğü tez aynıdır. Bu noktada bendeniz hem yazımın hem bu anketin maksadı, hedefi ve ileri sürdüğü tezi madde madde belirtiyorum.
a)İnsanların güvenli ve huzurlu bir toplumda yaşamaları için toplum fertlerinin bir bütün olarak “kendilerini bilen, Allah’tan korkan, hayatta niye bulunduklarını farkında olan (hayvan gibi yaşamayan, insani, vicdani ve akli sorumluluklarının farkında olan) şuurlu birer fert haline getirilmesi” gerekir. Bunun yolu kitaplardan geçer. İnsan kendilerini tanımaları, kendilerini bilmeleri, Allah’ı bilmeleri ve şuurlu bir fert halinde getirilmesi için kitap okumalıdır. Aile, Devlet ve Toplum bu açıdan konuya bakarak kitap okumayı teşvik etmelidir.
b)İnsanların kitaplara ulaşmasını engelleyen tüm etkenler (kitaptan korkmak, fertleri kitaptan korkutmak, kitap yazanlara ve kitap okuyanalar baskı uygulamak, özgürlükleri sınırlamak, kitap fiyatlarını yüksek tutmak vb gibi tüm etkenler) ortadan kaldırılmalıdır.
c)Aileler başta olmak üzere okul idarecileri ve öğretmenler, Devlet yetkilileri ve Toplumun tüm fertleri gençleri kitap okumaya teşvik etmek üzere örnek olmalıdır.
ç)Bilgi Toplumu güçlü toplumdur ve okumayan ve bilmeyen toplumlara karşı daima üstün gelir.
d) Bu Ülkede askeri darbelerin (post modern darbeler dahil tüm askeri darbelerin) insanları kitaplardan uzaklaştırdığını düşünüyorum. İnsanlar askeri darbeler dolayısıyla kitaplardan korkar oldular.
e)Şu hususları iddia ediyorum: İnsan kendisini kitaplarla tanır ve "iyi insan olmak" ancak kitaplarla mümkündür
(İnsan Kitap ve Toplum Anketi başlıklı seri yazımız kaldığımız yerden devam edecektir)