Müesses Nizam dedik de, gençlerimiz anlar mı acaba?
Gençleri bırak bu toplumdaki insanlar anlar mı acaba?
Müesses Nizam kavramı Osmanlıca bir kavram.
Bu toplum bir “kültür kıyımından geçirildi.” Dilimizin zenginliğini artık yaşayamaz olduk.
Ecdadımızın ve Osmanlı'nın zengin ve binlerce kelimeden oluşan dilini ve kültürünü tahrip ettiler.
Ecdadımıza ve Osmanlı'ya dair ne varsa yıktılar, bozdular. Kökümüzden kopardılar.
Kim yaptı bunları?
Müesses Nizam’ın adamları.
Müesses Nizam'ın adamları maalesef bu kıyımı yıllardır, ben diyeyim bir asır, siz deyin bir asrı biraz geçkin olsun, kıydılar bize. Evet bu toplum Müesses Nizam'ın dişlileri arasında ezilip durdu.
Müesses Nizam, Kurulu Düzen demektir.
Ben Müesses Nizam’ı bir susturucu, bir pusturucu ve bir kusturucu ve hatta bir kıstırıcı olarak görüyorum.
Hatta daha da ilerisi bir nefes durdurucusu ve hareketsiz bekleticidir Müesses Nizam.
Ben Müesses Nizam’ı, büyük baş hayvanları hareketsiz tutmak için burunlarına takılan mengeneye benzetiyorum.
İneklere ya da boğalara iğne ya da benzeri cerrahi işlem yapılırken hareketsiz ve hatta nefessiz bırakmak için burnuna bir mengene takılır.
Veteriner ahıra girer, iğne vuracaktır ya da başka bir cerrahi işlem yapacaktır. Büyük baş hayvan, inek ya da boğa huysuzlanır ve bir oraya bir buraya hareket etmeye başlar. Bir kişi ineği başından yakalayıp iki burun deliğine vidalı mengeneyi geçirir ve vidayı sıkar ve o anda inek sanki bir heykele döner ve hareketsiz durur. İşte o anda o inek veterinere ve kendisine cerrahi müdahalede bulunacak kişiye boyun eğmiştir.
Müesses Nizam da toplumu hareketsiz ve adeta bir put gibi durdurmanın aracıdır. Müesses Nizam kapitalizmdir, sekülerizmdir, liberalizmdir, hangisi olursa olsun, ismi ne olursa olsun, hangi izm iktidarda ise, topluma yön veriyorsa bir Müesses Nizam’dır.
Müesses Nizam, toplumları bir put gibi hareketsiz durdurmak ve kendi maksatlarına boyun eğdirmek için bir vasıtadır.
İneklerin burnuna takılan mengene görünür de Müesses Nizam görünmez. Müesses Nizam burunlara takılan görünmez bir mengenedir. Sıktıkça o mengene herkes put gibi hareketsiz durur.
Neyse, fazla düz yazı ile uzun uzun yazmayalım da bir şiir ile Müesses Nizam’a karşı haykırışımızı devam ettirelim.
MÜESSES NİZAMA REDDİYE
Bir müesses nizam ki, "evlere şenlik."
İşleri güçleri tuzak ile hinlik.
Kaç yüz yıldır kabul etmiyorlar yenilik.
Fikre vurulan zinciri kıracağız.
Gerçeklerden korkup da izlediler.
Batılı iyi bir şey gibi süslediler.
Doğruyu örttüler ve gizlediler.
Hakkı örten bu zarı sıyıracağız.
Batıl bir mikrop, hastalık ve acı.
Vardır onun elbet bir çaresi, ilacı.
Hak ezelden ebede dek baş tacı.
Batıl olan ne varsa ayıracağız.
Bir yağmur, bir kar gibi ineceğiz.
Hep hep tepelerine bineceğiz.
Ne korkacağız, ne de sineceğiz.
Hep iyiye ve hayra çağıracağız.
Hoş bir rüzgar olup da eser gibi.
Sanki bir baldıran şerbeti içer gibi.
Aynı bir Sokrates, bir Ebu Zer gibi.
Doğruyu, gerçeği haykıracağız.
Belki bize kimse dönüp bakmıyor.
Belki bizi şimdi kimse takmıyor.
Belki sesimiz şimdi gür çıkmıyor.