?>

SAĞLIKLI DİYE YEDİKLERİMİZ GERÇEKTEN MASUM MU?

Diyetisyen Nezan Hoşer

4 ay önce

Danışanlarımdan en sık duyduğum cümle şu: ‘Hocam aslında çok sağlıklı besleniyorum ama bir türlü iyi hissetmiyorum.’” Geçtiğimiz hafta hastaneye  gelen genç bir kadın danışanım vardı. Elinde kahvesi, çantasında şekersiz olduğu söylenen fit bar…
Daha oturur oturmaz kendinden emin bir tonla anlatmaya başladı: “Sabah smoothie içiyorum, öğlen granola, ara öğünde fit bar, akşam hafif bir salata. Ama gün sonunda şişkinim, halsizim ve tatlı isteğim hiç bitmiyor.”
Bu tablo artık istisna değil, neredeyse yeni normallimiz haline gelmiş durumda. Çünkü günümüzde “sağlıklı” etiketiyle sunulan pek çok ürün, bedenimizin gerçek ihtiyaçlarıyla örtüşmüyor. Granola, fit barlar, hazır smoothie’ler…
Paketleri yeşil, üstünde “şekersiz”, “doğal”, “lif kaynağı” yazıyor. Ancak etiketini çevirdiğinizde karşınıza çıkan içerikler çoğu zaman masum değil: Gizli şekerler, glikoz şurupları, aroma vericiler ve raf ömrü uzatıcılar. Bu danışanımda da gün içinde kan şekeri hızlı yükselip düşüyordu. Bu dalgalanma; daha çabuk acıkmaya, akşam saatlerinde tatlı krizlerine, şişkinlik ve yorgunluk hissine neden oluyordu.
Yani “sağlıklı” sandığı tercihler, metabolizmasını desteklemek yerine onu yoran bir döngüye sokmuştu. Buradaki temel problem şudur: Biz artık doğal besini değil, pazarlanan sağlıklılığı tüketiyoruz. Besin değil, algı satın alıyoruz. Oysa gerçekten sağlıklı beslenme; etiketi uzun ürünler değil, içeriği sade, tanıdık besinlerle mümkündür.
Bir kase yoğurt, bir avuç ceviz, evde pişmiş bir yemek… Bazen en sıradan görünen tabaklar, metabolizma için en güvenli olanlardır.
Danışanımla küçük ama etkili değişiklikler yaptık. Hazır smoothie’ler yerine meyveyi çiğneyerek tüketmesini, fit barlar yerine gerçek ara öğünleri ekledik. Öğün saatlerini düzenledik, porsiyonları sadeleştirdik. Bir hafta sonra mesaj attı: “Hocam şişkinliğim azaldı, enerjim geri geldi. En önemlisi de artık sürekli tatlı düşünmüyorum.”
Bu noktada şunu net söylemek gerekiyor: Sağlıklı olmak; trendleri takip etmek değil, bedenin verdiği sinyalleri duyabilmektir. Ve ihtiyaçlarını ona göre düzenlemektir. Her “fit” yazan ürün faydalı değildir. Her doğal görünen ambalaj, doğal içerik anlamına gelmez.
Bazen kendimize şu soruyu sormak yeterlidir: Bu gerçekten sağlıklı mı, yoksa sadece öyle mi pazarlanıyor? Belki de bu yüzden son yıllarda diyet yapmasına rağmen kilo veremeyen, sürekli yorgun hisseden ve sindirim sorunları yaşayan kişi sayısı giderek çoğaldı. Çünkü bedenimiz doğallıktan uzaklaştıkça, bizden daha yüksek bir bedel talep ediyor. Sağlıklı beslenme; yasak listeleriyle değil, farkındalıkla başlar.
YAZARIN DİĞER YAZILARI