?>

İNSANLAR, SENİ ARTIK ESKİSİ GİBİ KULLANAMADIKLARINDA DEĞİŞTİĞİNİ SÖYLERLER…

Muhammed Arslan

6 saat önce

Pek çok kişi sevilmek ve kabul görmek adına iletişim ve etkileşim halinde olduğu kişilere hayır demekte zorlanır. Çünkü hayır dediğinde o kişiyi inciteceğini ve kötü hissettireceğini düşünür. Henüz duygusal olgunlaşma başlamadan önce, yolun başında iken sevilmek, kabul görmek ayrıca yalnız kalma korkusu ve sevilmeme endişesi de istemeyerek de olsa pek çok şeye evet demeye mecbur bırakır kişiyi.
            Böyle bir aşamada kişi kendi hayatının öznesi olmaktan çıkıp başkalarının aracı olma konumuna gelmiştir. Bu durumdan rahatsızlık duysa da yaptığı fedakârlıklar görevi haline dönüştüğü için sergilemiş olduğu roller arık o kişiye yapışıp kalmıştır. Bu döngüden kurtulmak kolay olmayacaktır ama değişim için kararlı olmak gerekecektir. İnsanlar genellikle senin karakter değişiminden değil, onlara sağladığın konfor alanının daralmasından şikâyet ederler.
Artık sen istemediğin ya da hoşnut olmadığın bir şeye maruz kaldığında "hayır" demeye başladığında veya kendi ihtiyaçlarını önceliklendirdiğinde, karşı taraf bunu bir saldırı veya soğukluk olarak algılayabilir. Aslında burada yalnızca bir sınır çizme girişimi vardır. Çünkü sınır sahibi olmadığında sinir sahibi olduğunu fark eden sen, artık duygularını yeniden yapılandırma sürecine adım attın. İnsanların sana tepki göstermesi sana kendini kötü hissettirmesin. Çünkü onlar sana eskisi gibi değilsen ithamıyla, seni suçlu hissettirip eski uysal haline dönmeni arzuluyorlar.
Senin üzerindeki hâkimiyetini kaybeden kişi/kişiler bu güç kaybıyla yüzleşmek yerine muhtemelen suçu sana atacaklardır. Aslında burada derin duygusal bir manipülasyon yatmaktadır. “Benim beklentilerimi karşılamıyorsan, o halde sende bir sorun var.” Bu psikolojik baskıyı sana hissettirerek seni tekrardan yönetebilmeyi arzu etmek isteyeceklerdir. Kararlı ve özgüvenli olman bu temelsiz ve narsist düşüncelerle kolay bir şekilde baş etmeni sağlayacaktır.
İlişkilerde sevgi ve saygının merkezde olduğu simetrik bir denge olmalıdır. Sağlıklı ve sürdürebilir olan da budur. Eğer bir kişi seni  "arkadaş" olarak değil de bir işi düştüğünde "problem çözücü", "onaylayıcı" veya "duygusal çöp kovası" olarak kodladıysa; senin bu görevi bırakman onun nezdinde senin işlevsiz kalman demektir. İnsanlar seninle ilgili zihinlerinde sabit bir yapı oluşturmuşlardır: "O her zaman herkese yardım eder, o asla kimseyi kırmaz ve kimseye kızmaz." Sen bu şemanın dışına çıktığında karşı taraf yoğun bir bilişsel çelişki yaşayacaktır. Bu rahatsız edici duygudan kurtulmak için seni "değişmekle" ya da "kötüleşmekle" itham ederek zihnindeki eski dengeyi korumaya çalışacaktır. Unutma sürekli başkalarını memnun etme çabası, kendi duygularına ve ruhuna ihanet etmenin en kısa yoludur.
Çok değiştin, artık seni tanıyamıyorum ifadesi: "Artık seni eskisi gibi kontrol edemiyorum." manası taşır.
Eskiden daha anlayışlıydın ifadesi "Eskiden sınırların yoktu, her dediğime 'evet' derdin." manası taşır
Kendini düşünür oldun ifadesi: “Artık önce benim değil, kendi ihtiyaçlarına bakıyorsun”. manası taşır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI