?>

MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ

Hamide Ablak

5 saat önce

        İnsan yaşamında seçimlerin çok önemli bir yeri vardır ve bunların en önemlilerinden biri de meslek seçimidir.
       Meslek, bireyin kendini geliştirmek,  gerçekleştirmek, maddi ve manevi kazanç sağlamak için seçtiği iş alanıdır.
       Meslek seçimiyse var olan mesleklerin arasında kendisine en uygun olanını belirlemesidir.
       Bireyin seçtiği meslek, bireyin eş seçimini, çevresini yaşam tarzını ve yaşam kalitesini belirler. Bu nedenle birey, bütün hayatını biçimlendirecek olan-meslek seçimi yaparken- bir kararı verirken çok dikkatli ve de ihtiyatlı olmalıdır.  
       Seçeceğimiz meslek öncelikle sevdiğimiz ve de ilgi duyduğumuz bir meslek olmalı ki yaparken mutlu olduğumuz bir iş olsun. Fakat sadece sevmek yetmez, bu mesleği yapabilmek için de sağlığımızın elverişli olması gerekir. Ayrıca seçtiğimiz meslek hem bize hem de çevremize faydalı olmalıdır. Toplum içinde bizlere bir saygınlık kazandırması da çok önemlidir.
       “Sevdiğiniz bir işi meslek edinirseniz, hayatta bir gün dahi olsa çalışmış olmazsınız. Ben hayatta bir gün dahi işte çalışmadım. Çalışmalarımın tümü sadece keyif ve mutluluktan ibaretti.” demiş Edison.   
        Bireyin seçtiği meslekte başarılı olabilmesi için sağlığının da o mesleği yapmaya elverişli olması gerekir. Çalıştığı meslekte sağlığı elverişli değilse bu meslek ne bireye ne de bireyin muhatabına fayda sağlar, bilakis zarar verir. Örneğin sürekli konuşma gerektiren bir meslekte bir birey çalışmak isterse ve bu birey konuşma engelliyse hele de bu engel geçici bir engel değilse bu hem konuşan için hem de dinleyen için tam bir eziyettir.       Mutsuzluğun unsurlarından biri de yanlış meslek seçimidir.
       Yaptığı işle ilgili bilgilere merak duyan ve işini severek yapan, işi yapmaya sağlığı elveren mesleğinde daha başarılı olacağı gibi daha fazla kişisel tatmin de yaşayacaktır. Bu da bireyin daha motive ve umutlu olmasını sağlayarak verimini artırır.
       Bir birey sohbet etmeyi seviyorsa, insan yetiştirmekten hoşlanıyorsa, bir şeyler öğretmek onu mutlu ediyorsa ve de sağlığı buna elveriyorsa öğretmen,
       İnsanlarla ilgilenmeyi, insanlara yardım etmeyi, insanları mutlu etmeyi seviyorsa ebe, hemşire ya da doktor,
       Araştırmak, mücadele etmek, mağdur birinin mağduriyetini gidermek gibi işlerden hoşlanan birinin avukat,
       Üretmeyi seven, insan yaşantısına kolaylık getirmekten mutluluk duyan birinin mühendis,
       İnsanı yönetme, insana kolaylık ve huzur getirebilme becerisine sahip birinin politikacı,
       Bulunduğu topluma istediği değişikliği getirmek, güzelleştirmek isteyen ve bunu kalemiyle, sazıyla, sözleriyle, fırçasıyla ifade etmekten hoşlanan ve yaparken mutlu olan birinin sanatçı olması elbette hem kendileri hem de çevrelerindekiler için çok daha faydalı olacaktır.
       Yukarıda Meslek seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri de sevdiği meslek olmasıdır, diye vurguladığımda bugünkü şartlarda mesleği sevmek de nedir, hangi meslek en çok para getirirse elbette gençlerimizi o mesleğe yönlendiririz diyen sözleri duyar gibi oldum.
       Bizlerin çocukları ilkokula başladığında en ilgili öğretmeni, hastaneye gittiğimizde en iyi doktoru, haksızlığa uğradığımızda en iyi avukatı aramıyor muyuz, falan marangoz milimetrik çalışıyor, beklediğimden çok daha güzel bir iş çıkardı diye yakınlarımıza önermiyor muyuz? Yaşamın hangi alanında olursa olsun işin en iyisini yapanları tercih ediyoruz. İşini en iyi yapanlar işini en çok sevenler değil mi?
       En popüler ve en çok para getiren meslek yerine sevdiğimiz, ilgi duyduğumuz, sağlığımızın elverdiği mesleği seçersek çok daha başarılı oluruz. Her meslek ihtiyaçtan doğmuştur. Hangisi olursa olsun en iyisini yapmaya çalıştığımızda emeğimizin semeresini elbette alırız.
       Meslek seçerken bu mesleği seviyor muyum, mesleği ifa etmeye sağlığım elverişli mi, mesleğe dair yeteneğe sahip miyim, bu meslek hem bana hem bulunduğum topluma hatta dünya genelindeki tüm insanlara faydalı bir meslek mi gibi sorular üzerinde iyice düşünüp ona göre karar verilmeli.
       Eğitimimizi yeteneklerimizle birleştirdiğimiz ve severek yaptığımız işte çok daha verimli oluruz. Bu da bizleri daha çok mutlu eder.
       Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandıktan sonra bir mesai arkadaşımın oğlu ile karşılaştım. Hal hatır sorma faslından sonra “Annen nasıl” diye sorduğumda genç, “Herhalde iyidir, açıkçası onlardan haberim yok.” dediğin de “Neden?” dedim. “Neden olacak. Ben liseye başladığım yıl amcamın oğlu tıp fakültesini kazandı. Bütün akraba yarışa girmişçesine çocuklarına ‘Bak! Mehmet tıp fakültesini kazandı, yarın öbür gün doktor olacak. Sen onun gibi olamıyor musun? Sen de doktor ol.’ deyip  durdu. Annemle babam başımın etini yedi. Sen de doktor ol sen de doktor ol deyip durdular. Oysa ben Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü okumak istiyordum. Bunu defalarca anneme de babama da söylememe rağmen ısrarla doktor olmamı istediler. Ben de ailemden gizlice tercihlerimi verdim. Yeditepe Üniversitesinde Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandım. Yerleştirme sonuçları açıklandığından beri ablamda kalıyorum. Allahtan ablam beni destekliyor.” dedi.
       Birey, meslek seçiminde sağlıklı bir karar verebilmesi için ailesine, öğretmenlerine ve çevresindekilere danışabilir, ancak son karar bireyin olmalı. Kişi kendisine uygun ve mantıklı olanı seçmeli.
       Aileler en popüler ve en çok para getiren meslekleri seçmeleri için çocuklarına dayatmaktadırlar. Hiçbir şey gençlerimizin sağlığından, huzurundan, mutluluğundan daha önemli değildir.
       Yanlış meslek seçimi beraberinde mutsuzluk, doğru meslek seçimi ise sağlık, huzur ve de mutluluk getirir.
       Gençlerimize meslek seçiminde başarılar diliyorum.

     

 

      

 

      

      

     

YAZARIN DİĞER YAZILARI