?>

VARLIK DÜNYASINI ANLAMAK

Prof. Dr. Şemsettin Dursun

14 saat önce

Varlık dünyasını anlamanın, kavramanın ve algılamanın yolu bütüncül bir yaklaşımla yaklaşmaktan geçer. Parçacı yaklaşım, hakikati parçalar. Parçalanan hakikat, hakikat değildir.  Parça, bütünü temsil edemez, ancak kendisini temsil edebilir. Örneğin bir Dikdörtgen Prizmasında üç boyut (Eksen) vardır. Bunlar X, Y, Z eksenleridir. Bu eksenler tek tek ele alındığında mesafeyi, uzunluğu (metre) temsil eder. İkişer ikişer çarpılarak ele alındığında, örneğin, XY, XZ ve YZ gibi düzlemler, alanı (metre kare) ve XYZ eksenlerinin çarpımıyla dikdörtgen prizmasının hacmi (metre küp) olarak ortaya çıkar. Buradan anlaşılıyor ki Prizmanın parçaları, tek tek olarak ya da çift çit çarpılarak elde edilen mesafe(m) ve alan (metre kare), Prizmayı temsil edemezler. Zira Prizmanın hacmi birim olarak metre küptür. Dolayısıyla ne uzunluk birimi metre ne de alan birimi Metre kare, Prizmanın hacim birimi olan metre küpü karşılayamaz.
İbrahim Kalın, Akıl ve Erdem adlı eserinde şunları söyler:
“Varlığın maddeye, maddenin parçacıklara, parçacıkların enerjiye, enerjinin -mahiyetini bilemediğimiz- titreşimlere indirgenmesi, fiziki gerçekliği anlamamıza yarayacak bir yöntem olmaktan çok, giderek tabiat âlemi üzerinde hâkimiyet kurmamızı sağlayan bir araç haline gelmektedir. …
Oysa senteze ulaştırmayan hiçbir analiz kendi başına eşyanın hakikati hakkında bize doğru ve tutarlı bilgi veremez. Analiz için parçalarına ayırılan, kesilip biçilen bir nesnenin (yahut konunun, tarihin, insanın…) yine aslına irca edilerek bir bütün halinde ele alınması gerekir.
…Dolayısıyla, varlığı tek tek tezahürlerine indirgemek mümkün olmadığı gibi, varlıklar arasındaki ilişkileri zihinsel ve gerçek dışı kategoriler olarak yok saymak da mümkün değildir. Bu manada “dünya”, yerkürenin fiziki yapısından çok, varlıkların birbirleriyle irtibat halinde bir bütünlük arz ettiği yerdir.”
Gerek madde planında gerek canlı organizmalar planında gerekse mana âleminde her şey birbiriyle ilintilidir, ilişkilidir. Bu ilişkileri göz önünde bulundurarak, bütüncül bir perspektifle analiz yapmak, yorumlamak ve tasvir etmek gerekmektedir. Olayların ve olguların arka planını göz ardı etmeden, 360 derecelik bir bakış açısıyla bütünü yakalamanın gayreti içinde olmamız gerekir. Aradaki ilişkiler bağını kopardığımızda, ele aldığımız parçayı, bütünü temsil ettiğini varsaydığımızda büyük bir yanılgıya düşeriz.
Varlık dünyasında hiçbir öge, nesne; başka varlıklardan bağımsız, bağlantısız düşünülemez. Olayları, eşyayı, nesneyi analiz ederken; bir değişkenli fonksiyonlarla değil çok değişkenli fonksiyonlarla yaklaşmamız gerekmektedir. Bir değişkenli fonksiyonlarla, bir boyutlu yaklaşımlarla yaklaşmak, parçacı yaklaşım tarzıdır ve hakikatin ortaya çıkmasını sağlamaz, bizi yanıltır. Oysa çok değişkenli fonksiyonlarla, çok boyutlu bir yaklaşımla yaklaştığımızda ve bu perspektifte analizler yaparak, senteze ulaşmak, hakikatin ortaya çıkmasını sağlar. Olayların ve olguların arka planını deşifre etmeden o konuda hüküm vermek, parçacı bir yaklaşımdır ve bizi yanıltabilir. Bütüncül bir yaklaşımla olayların ve olguların arka planını dikkate alan bir perspektifle yaklaşmamız halinde gerçeğin ortaya çıkmasını sağlama imkânımız olur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI