“Psikolojik iyi oluş, sadece mutlu olmak için değil, yaşamı bütüncül ve uyumlu bir şekilde sürdürmektir.”
Hayata bütüncül yaklaşmak, Hayata bütünsel bakmak hayatı anlamaktır. Olaylara ve olgulara parçacı bir yaklaşımla değil, bütüncül bir yaklaşımla yaklaşmak durumundayız. Parçacı yaklaşımlar, hakikati parçalar. Parçalanan hakikat, hakikat olmaktan çıkar.
Hayat, doğrusal bir fonksiyon değildir. Hayat, otoban hiç değildir. Hayat, inişli ve çıkışlı olan eğrisel bir fonksiyondur. Bu çerçevede hayatı inşa ederken maksimum artılarla ve minimum eksilerle hayatı bina etmek gerekmektedir.
Hayat dört evredir: Çocuklu, gençlik, orta yaşlılık ve ihtiyarlık. Bu dört evreyi, dolu-dolu yaşamak, pozitif enerji yaymak, verimli ve anlamlı bir yaşamı ortaya koymak oldukça önemlidir.
Çocukluğun masumiyeti vardır. Bu evrede çocukluğu, çocukluğun yaratılışına uygun tarzda yaşamak, çocukluğun hakkını vermek, hayati derecede önemlidir.
Gençliğin zarafeti vardır. Bu zarafete uygun tarzda bir yaşam sürdürmek, “Meşru dairedeki keyif, keyfinize kâfidir” prensibi çerçevesinde, hayatı inşa etmek, hayatı anlamlandırır.
Orta yaşlılığın bir kararlılığı vardır. Bu kararlık çerçevesinde, bu hayat evresini inşa etmek, hayatı ziynetlendirir, taçlandırır ve hayata bir anlam katar.
İhtiyar ve muhtar kelimelerinin etimolojik kök anlamları aynıdır. “Seçkin”, “seçilmiş” anlamlarına gelen İhtiyar, bu anlamda “bilge kişidir”. Bilgeliğe uygun tarzda bir yaşam sürdürmek, yılların birikimini insanlarla paylaşmak son derce önemlidir. Dolayısıyla “çocukluğun masumiyetini, gençliğin zarafetini, olgunluğun kararlılığını ve ihtiyarlığın bilgeliğini” esas alan bir perspektifle hayatı inşa etmek, hayatı anlamlandırır ve hayata pozitif bir katama değer katar.
Okan Bilgin, Pozitif Psikoloji ve İyi oluşla ilgili şu analizi yapar: “Pozitif psikoloji, insanın yalnızca sorunlardan arınmış olmasını değil, yaşamını anlamlı, doyumlu ve işlevsel bir şekilde sürdürmesini inceleyen bilimsel bir yaklaşımdır. Bu bağlamda, iyi oluş kavramı bireyin bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal alanlarda uyumlu bir işleyiş göstermesini ve yaşamından genel bir memnuniyet duymasını ifade eder. İyi oluş iki temel başlıkta ele alınır; öznel ve psikolojik iyi oluş. Öznel iyi oluş, bireyin hayatına yönelik bilişsel ve duyuşsal değerlendirmelerini; olumlu ve olumsuz duyguların dengesi ile yaşam doyumunu içerir. Psikolojik iyi oluş ise bireyin potansiyelini gerçekleştirme, yaşam amacı belirleme, kendini kabul etme ve sağlıklı sosyal ilişkiler kurma gibi derin işlevsel süreçleri içerir. Ryff’ın altı boyutlu psikolojik iyi oluş modeli, bu bütüncül değerlendirmeyi sistematik olarak ele alır ve bireyin yaşamındaki duygusal, bilişsel ve sosyal işlevselliği bir arada sunar. Model; özerklik, kendini kabul, çevresel hâkimiyet, diğerleriyle olumlu ilişkiler, bireysel gelişim ve yaşam amacı boyutlarını kapsar. Güncel anlayış, iyi oluşun yalnızca bireysel özelliklerle değil, sosyal, kültürel ve çevresel etkenlerle şekillendiğini vurgular. Böylece psikolojik iyi oluş, bireyin yaşamını anlamlı, işlevsel ve sosyal olarak uyumlu biçimde sürdürmesini sağlayan dinamik ve çok boyutlu bir yapı olarak değerlendirilebilir.”
Pozitif psikoloji; toplumun tasavvurunu, algısını, kültür kodlarını ve kök değerlerini hesaba katan bir perspektifle yaklaşarak hayatın inşasını olumlu yönde biçimlendirir.
Pozitif psikoloji; güzel bakmayı, güzel görmeyi, güzel düşünmeyi ve hayatını güzellikler üzerine inşa ederek, hayatın anlamlı olduğunu ve bu anlam arayışı içerisinde yola revan olmayı öngörür.
Pozitif psikoloji; bireyin içiyle, dışıyla, çevreyle, tabiatla barışık olmasını, kurduğu toplumsal ilişkiler ve sosyal bağların niteliğiyle yakından ilişkilidir.
Pozitif psikoloji; hayattaki zorlukların üstesinden gelme kapasitesini arttırarak, bireyin kendi benliğiyle sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlayarak özgüvenin oluşmasın temin eder.
Pozitif psikoloji; öz-şefkat ve öz-güven gibi psikolojik kavramlarla kurduğu ilişkilerle bireyin; şefkat, merhamet, nezaket ve güven gibi değerlerin hayatta yerli-yerine oturmasını gerçekleştirerek, anlamlı bir hayatın oluşmasını sağlar.
Pozitif psikoloji; kişinin çevresiyle kurduğu güvenli, samimi, içten ve empatiye dayalı ilişkilerin arttırılmasını sağlar. Böylece bireyin farkındalığı arttırılarak, bireysel ve toplumsal gelişimin sağlanmasını ve yeni deneyimlere kulaç açmasının yolları bulunmuş olur.