?>

AHİLİK VE İYİLİK

Prof. Dr. Şemsettin Dursun

4 saat önce

Ahilik, ahi, uhuvvet kavramlarının etimolojik kök anlamları aynıdır. Kardeş, kardeşim, kardeşlik gibi anlamları içermektedir. 13.yüzyılda Anadolu’da ortaya çıkmış ve toplumun sosyal, ekonomik ve ahlaki değerleri esas alan bir yapı ortaya koymuştur
Ahilik, Ahi Evran tarafından kurumsallaştırılarak esnaf ve zanaatkârlar arasında hem mesleki eğitim hem de ahlaki terbiye veren bir oluşum şeklinde yapılandırılmıştır. Bu yapı sayesinde Anadolu’da güçlü bir ekonomik ve sosyal dayanışma ve yardımlaşma ağı oluşmuştur.
Saffet Tüzgen, Ahilik konusunda şu ufuk açıcı analizi yapar: “İyiliğin en yoğun uygulandığı kurumların başında şüphesiz ahîlik kurumu gelmekteydi. Bilindiği gibi ahîlik teşkilatının kaynağını fütüvvet teşkil etmektedir. Fütüvvet ilkeleri gözden geçirildiğinde, bu ilkelerin uygulandığı toplumun baştan sona iyilikler toplumu olacağını anlamak zor değildir.
Nitekim doğruluk, vefa, cömertlik, güzel huy, göz tokluğu, arkadaşlarla iyi geçinme, iyilik yapmak, ahde vefa, güzel komşuluk, emri altındakilere ve aileye iyi muamele etme, büyüklere karşı edepli davranma, kinden, aldatmadan, buğzdan uzaklaşma, Allah için dost ve Allah için düşman olma, yardım isteyene her şeyiyle yardıma koşma, dostlarına yemeğinden yedirme, misafire hizmet etme, tevazu gösterme, kibirden kaçınma, ihvana öğüt verme, halkın kusurlarına bakmama, Müslümanlara şefkat, merhamet ve iyilik etme, fakirlere acıma, dili yalandan gıybetten, kulağı hata işlemekten koruma, gözü haramdan çevirme, amellerde ihlas, dışa dikkat etme, içi temizleme, dünyadan yüz çevirme, Allah’a yönelme, fakirlerle oturmaktan şeref duyma, zenginliğe şükretme, hiç kimseden çekinmeden hakkı söyleme, başkalarının haklarını tam olarak verme gibi ilkeler fütüvvetin kuralları arasında yer almaktadır.”
 
Çağları aşan İslâm’ın temel değerler sisteminde en önemli halkalardan biri olan iyilik; insanı kemale erdiren, mana âleminde yücelten misyonu da içinde barındıran müstesna bir değerdir. İslam nizamının iyilik pınarından beslenen İnsan, “imanıyla mü’min, ibadetiyle âbid, yaptığı iyiliklerle de salih bir kul olmaktadır.” İslâm’ın arzuladığı mü’min, âbid ve salih kişiliklerin oluşturduğu bu nadide topluluklar, insanlığın yüz akı topluluklardır. Bu topluluklardan oluşan toplumlar, bütün bir insanlığın özlediği toplumlardır.
 
Ahilik, iyiliktir. İyilik erleri; içiyle, dışıyla ve doğayla barışık insanlardır. Bu erlerde analitik düşünce, stratejik derinlik, adanmışlık ruh ve fedakârlık bilinci vardır. Bu erdemli hasletler, insanlığı ayağa kaldıracak ve anlamlı bir hayatı sunacak kapasitede temel değerlerdir.
Yeryüzünü talan eden, sömürgeci küresel ifsada karşı küresel iyilik misyonunu kuşanarak; donanımlı, aktif ve etkin olmalıyız. Pasif izleyici olmak bize yakışmaz. Aktif olmak, kuşandığımız misyonun gereğidir.
“Kuşkusuz iyiliğin coğrafyası yoktur ve iyi insanlar her yerdedir. Kötülük de fırsatını bulduğu her yerde başını kaldırır.” Tabiat boşluk kaldırmaz. Kötülüğe fırsat vermemek gerekir.
Ahilik sevgidir. Bütün toplumsal ilişkilerimizde, sevgiyi esas olan bir tavırla yola revan olmak durumundayız. “İman etmedikçe cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız” kutlu sözü, iman-sevgi arasındaki güçlü bağı bizlere hatırlatmaktadır.
Ahilik cömertliktir. Cömertlik, insanın kendisiyle, sahip olduğu mal varlığıyla ve diğer insanlarla ilişki biçimini ortaya koyan bir erdemdir. Bizler, sahip olduğumuz tüm varlıklarımızla sınanmaktayız. Malik olduğumuz mal varlığımıza ait değil, sahip olmalıyız. Eğer mala ait olursak biz nesne, sahip olduğumuz mal varlığımız özne olur. Mal varlığımız hakim, bizler de mahkum konumunda oluruz. Özne-nesne ilişkisi tersyüz olmuş olur ki, bu insanlık için bir felaket olur. Yaratılışa aykırı bu durum, kabul edilemez. İnsan özne ve eşya(mal) ise nesnedir.
 
Cömertlikle ilgili olarak Peygamber efendimiz, “Veren el, alan elden daha hayırlıdır” diyerek ölçüyü koymuştur. Cömertlik, bir alışkanlık haline getirilmelidir ki, sürdürülebilir bir erdem halini alsın. Elimiz, gönlümüz ve ruhumuz her daim infak ile bütünleşerek kişilik kazanmamıza yardımcı olsun.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI