?>

GAZZE BİR MEKTEPTİR

Prof. Dr. Şemsettin Dursun

2 saat önce

Gazze ehli izzet ehlidir. Gazze ehli bu izzetini; Kökü ezelde dalı ebed’de, çağlar üstü mutlak nizam İslam’dan alır.
Gazze ehli bu izzetini; “Dicle kenarında, bir koyunu bir kurt kaparsa, korkarım ki, İlahi adalet onu Ömer’den sorar” diyen Kudüs’ün ilk fatihi Adaletin Güneşi Hz. Ömer’den alır.
Gazze ehli bu izzetini, “İslam Kal dini değil, hal dinidir (İslam söylem dini değil, yaşam dinidir)” diyen Gazze’li İmam Şafii’den alır.
Gazze ehli bu izzetini, “Dostlarıyla uğraşanlar, düşmanlarıyla savaşamazlar” diyen Şarkın Sultanı ve 88 yıllık Haçlı işgalinden Kudüs’ü fetheden Selahaddin-i Eyyubi’den alır.
Gazze ehli bu izzetini, “Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız. O zaman bizim alınlarımızda şu yazılacak: Bizler direndik, ileri atıldık ve kaçmadık” diyen Şeyh Ahmed Yasin’den alır.
Gazze ehli bu izzetini; Suriye’de Fransızlara karşı, Libya’da İtalyanlara karşı, Filistin’de İngilizlere karşı cihad eden ve gençleri İslami şuurla eğiten, mucahid yetiştiren büyük mücahid İzzeddin El Kassamdan alır.
Gazzeyi mübarek kılan bu ruhtur. Bu büyük insanların çabaları, alın ve zihin terleri Gazze’yi bu ruhla inşa ettiler. Peygamber efendimizin büyük dedesi Haşim bin Abdulmenaf Gazze’de medfundur. Onun için Gazze, Gazze tül Haşim diye de adlandırılır.
Gazze, Kudüs, Mescidi Aksanın Müslümanların gönlünde, ruhunda ayrı bir yeri vardır. Bütün bir insanlığın dirilişine ve uyanışına yetecek bir potansiyel enerjiye sahiptir. Amerika ve Batı emperyalizminin bütün desteğine rağmen, Küresel ölçekte İsrail yalnızlaşmakta ve Gazze insanlığın gönlünde taht kurmaktadır.
Merhum Kudüs Şairi Mehmet Akif İNAN, yıllar önce Urfa’dan Kudüs’e, Müslümanlara selam götürmek için ömrü boyunca yola revan oldu ve o aşkla ruhunu teslim etti.  Mehmet Akif inan, şiirinde şunları söyler:
 “Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde

Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu

Varıp eşiğine alnımı koydum

Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu”
“Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde

Götür Müslümana selam diyordu

Dayanamıyorum bu ayrılığa

Kucaklasın beni İslâm diyordu”

Gazze mücahidlerinin, Hamas erlerinin, İzzeddin El Kassam Tugaylarının onurlu duruşları ve İslami tavırları bütün bir insanlığın İslam’a karşı yönelimlerini artırmış ve İslam, insanlık için bir kurtuluş nizamı olarak yüreklerde yerini almıştır.
Hasan el Benna, “Müslümanlar, ittifak ettikleri noktalarda fikir birliği, eylem birliği ve hareket birliği yapmalı, ihtilaf ettikleri noktalarda birbirlerini mazur görmeli” diyerek yol haritamızı önümüze koyarak, birlikte hareket etmenin önemini ortaya koymuş; Emperyalizmin  “Parçala-böl-yönet”  projelerine karşı esaslı bir strateji ortaya koymuştur. Müslümanlar nerede ittifak ederler? Müslümanlar, iyilikte ittifak ederler, tıpkı Gazze ehlinin insanlığın önüne koyduğu iyilik gibi. Zira iyilik ihya eder, kötülük ise imha eder. İyilik ve iyiler, kötülük ve kötülüğe karşı başarılı olmalı. Yeryüzünde huzur ve sükûn için bu şarttır.
İyilik fıtrattır. Bütün bir insanlık, iyiliğin-fıtratın ortak paydasında buluşmalı. Nitekim Gazze ehlinin yaktığı bu iyilik meşalesi, küresel ölçekte bir kabul görmüş ve dalga-dalga bütün bir yeryüzünü kaplamış durumdadır. Kötülüğün bir diğer adı olan Siyonizm, küresel ölçekte yalnızlaşmakta ve izole olmaktadır.
Gazze ehlinin bu insani, İslami ve vicdani duruşu, yerküresinin rotasını iyiliğe doğru çevirmekte ve iyiliğin küreselleşmesine öncülük etmektedir.

Bu harekete selam olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI