?>

DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR

Medeni Yiğit

4 saat önce

İmtihan için gönderildiğimiz bu dünyaya, cenabı Allah neyle sınanacağımızı bize yüce kitabında şöyle bildirmiştir: Kadınlara, oğullara, tartılarca yığılmış altın ve gümüşe, nişanlı atlara, hayvanlara ve ekinlere yönelik tutkudan ileri gelen sevgi insanlara çekici gösterilmiştir. Bunlar dünya hayatının geçimlikleridir. Varılacak yerlerin güzel olanı ise Allah katındadır. (Ali İmran 14)
Aldandığımız dünya hayatını Kur’an’dan  okuyalım:
…Oysa ahiretin sonsuz nimetleri yanında dünya hayatı azıcık, değersiz ve geçici bir geçimlikten ibarettir. (Ra'd / 26. Ayet)
Onları böyle bir yola iten sebep, ancak dünya hayatına gönül verip onu ahirete tercih etmeleridir; Allah’ta artık küfürde kökleşmiş o inkârcılar gürûhunu doğru yola erdirmez. (Nahl / 107. Ayet)
Rızasını dileyerek sabah akşam rablerine dua edenlerle olmak için elinden gelen çabayı göster. Dünya hayatının çekiciliğine meylederek gözlerini onlardan çevirme! Bizi anmaktan kalbini gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme! (Kehf 28)
Onlardan bazı kimselere verdiğimiz dünya hayatının süsü ve debdebesinden ibaret olan geçimliklere gözün kaymasın! Biz bu nimetlerle onları imtihan ediyoruz. Unutma ki, Rabbinin senin üzerindeki nimeti ve ahirette sana vereceği rızık hem daha hayırlı hem çok daha devamlıdır. (Tâ-Hâ / 131. Ayet)
Size verilen şeyler, dünya hayatının geçici nimeti ve süsüdür. Allah katındaki nimetler ise daha hayırlı ve daha devamlıdır. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız? (Kasas / 60. Ayet)
Evet bu ayet grubundan da anlaşılacağı üzere dünya hayatı geçicidir. Dünya hayatı sizi aldatmasın. Dünya hayatı ahiret hayatına kıyasla bir hiç hükmündedir gibi uyarılar içermektedir.
O halde nasıl oluyor da geçici olan bu dünyada birbirimizin malına el uzatıp, birbirimizi aldatıp kandırabiliyoruz. Nasıl oluyor da dünya hayatını ahiret hayatına tercih edebiliyoruz. Geçici olanı baki olana,  az olanı çok olana tercih etmek, ne kötü bir ticarettir.
İnsanoğlu dünyalıklara sahip oldukça daha fazlasını istediğini, malı artıkça daha fazlasını istediğini Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize şöyle bildiriyor: «Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsaydı, mutlaka üçüncüsünü de isterdi. Âdemoğlunun karnını/gözünü topraktan başkası doldurmaz. Allah, tövbe edenin tövbesini kabul eder.» (Buhari- müslim)
"Âdemoğlu yaşlanır, onunla birlikte mal sevgisi ve uzun ömürlü olma arzusu artar."(buhari)

Ve olacakları Allah Resulü şöyle haber veriyor:

Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:
“İnsanlar için öyle bir zaman gelecek ki kişi malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine aldırmayacak!” (Buhârî)
Sevgili Efendimizin yeminle söylediği şu cümleler bu konudaki en önemli ikazlarındandır: “...Vallahi, ben sizin için fakirlikten korkmuyorum. Fakat ben, sizden önceki ümmetlerin önlerine dünyanın (imkânları) serilip onların dünya için yarıştıkları gibi, sizin de yarış etmenizden, dünyanın onları helâk ettiği gibi, sizi de helâk etmesinden korkuyorum.” (Müslim)
Demek ki zenginliğin tehlikesi, fakirliğin tehlikesinden daha fazla olabilmektedir. Nitekim ashâbdan Abdurrahman b. Avf da Hz. Peygamber"in zamanında sıkıntılı günler geçirdiklerini fakat sabrettiklerini; daha sonra refah ve bolluğa kavuştuklarında ise (zenginlikle imtihanın gerektirdiği olumsuzluklara karşı aynı) sabrı gösteremediklerini dile getirmektedir. Böylece o, zenginliğin daha büyük bir imtihan olduğunu ifade etmektedir.
Sonuç olarak daha fazla kazanma hırsıyla helal harama dikkat etmeyenlerin dünyada da mutlu olmadıklarına şahit olduk. Mutluluk helal olandadır. Bereket helal olandadır.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Hiç kimse elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir rızık asla yememiştir…(Buhari)
Allah’ım azdıran zenginlikten, şaşırtan fakirlikten sana sığınırız.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI