?>

GENÇLİK VE İYİLİK İNŞASI

Prof. Dr. Şemsettin Dursun

5 saat önce

İnsan hayatının dört evresi vardır: Çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık. Her bir evrenin kendine has karakteristik özellikleri vardır. Bu karakteristik özellikleri tanımak, bunlara uygun tarzda davranmak, gençlerin değer sistemini dikkate alan bir perspektifle yaklaşmak gerekmektedir.
Gençlik evresi, hayatın zarafetidir. Nureddin Topçunun dediği gibi, “Gençler, geleceğin tohumudur.” Bu tohuma iyi bakmak, onu ayrık otlardan sakındırmak, temel değerlerle ve sorumluluk bilinciyle yetiştirmek, istikbalin inşasında önemli adımlardır. Turgut Cansever’in dediği gibi, “Bir şehri imar ederken, o şehrin gençlerini ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz gençler, imar ettiğiniz şehri imha edeler” diyerek gençlerin ihmal edilmemesi gerektiğini güçlü bir şekilde vurgulamaktadır. Bu sözden esinlenerek diyorum ki, bir aileyi imar ve inşa ederken, o ailenin gençlerini, çocuklarını ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz gençler ve çocuklar, imar ve inşa ettiğiniz aileyi imha ederler. Gençlerimize, çocuklarımıza gözümüz gibi bakmalı, onları ihmal etmemeliyiz.
Medeniyet tasavvurumuzun temel dinamikleri olan ahlaki duyarlılık, empatik yaklaşım, adalet duygusu ve toplumsal sorumluluk gibi değerlerle gençliği buluşturmak, bu değerlerin eğitimini davranışlarımızla pekiştirerek vermek son derece önemlidir. Davranışlara yansımayan eğitimin hiçbir yararının olmadığı tecrübeyle sabittir.
Salih Aybey, Gençlik dönemini ve bu dönemin İyiliğe olan eğilimini izah ederken şunları söyler:
“Gençlik dönemi, bireyin kimlik kazanımı, değer yönelimi ve ahlâkî olgunlaşmasının aynı anda şekillendiği kritik bir gelişim evresidir. Bu dönemde iyilik değeri, yalnızca prososyal davranışların bir yansıması değil; bireyin niyet, anlam arayışı ve manevi yönelimleriyle doğrudan ilişkili bütüncül bir yapı olarak öne çıkmaktadır. Araştırmalar, gençlerin bilişsel soyutlama becerilerinin, empati kapasitesinin ve etik muhakemelerinin bu yıllarda belirgin biçimde güçlendiğini göstermekte; bu nedenle iyiliğin gençlikte inşası, uzun vadeli karakter gelişimi açısından stratejik bir önem taşımaktadır…
Sonuç olarak gençlerde iyilik eğiliminin geliştirilmesi, yalnızca teorik bir değer aktarımı değil, gelişimsel özelliklere duyarlı, sevgi-hoşgörü temelli, etkili iletişim ve rol model desteğiyle güçlendirilmiş bütüncül bir eğitim yaklaşımı gerektirmektedir. Bu süreçte iyiliğin davranışa dönüşmesini sağlayan uygulamalı alanların oluşturulması, gençlerin değerleri deneyim yoluyla içselleştirmesini mümkün kılmaktadır. Böylece iyilik, genç birey için geçici bir davranış değil; kişilik yapısının, manevi kimliğinin ve toplumsal sorumluluk bilincinin temel bileşenlerinden biri hâline gelmektedir. Bu bağlamda inanç temelli iyilik eğitimi, hem bireysel gelişime hem de toplumsal bütünlüğe katkıda bulunan güçlü ve sürdürülebilir bir değer inşası modelidir.”
Mevlana’nın dediği gibi “Ne kadar bilirsen bil, anlattıkların karşındakinin anladığı kadardır.” Dolayısıyla muhataplarımızla ve özellikle gençlerimizle olan ilişki ve iletişimde onların psikolojilerine, ruh dünyalarına uygun tarzda bir söylem geliştirmek ve söylemlerimizi eylemlerimizle eşgüdümlü olarak, samimimi yetimizi ortaya koymak gerekmektedir.
Gençlik evresi, geleceği inşa etmede çok önemli bir dönemdir. Bu dönemde genç, geleceği inşa ederken, “Uzun farları yakarak” ilerler. Geleceğe dair planları, projeleri ve projeksiyonları olur. Geleceğe dair hayalleri olur.  Geleceğe dair hayalleri olmayanın, geleceği olmaz. Zira biliyoruz ki, günümüz dünyasındaki teknolojik gelişmeler, baş döndürücü buluşlar, geçmişteki hayallerin ürünüdür. Onun için çocuklarımıza, gençlerimize hayal görmenin, düşünmenin, kendine güvenmenin, sahip olduğu potansiyelin farkında olmanın ve bu potansiyeli kinetiğe dönüştürmesinin ne kadar kıymetli olduğunu söylememiz gerektiği açıktır.
Gençler, farklı şeylerin benzerliklerini ve benzer şeylerin farklılıklarını ortaya koyarak; dünyanın atan nabzı ve sızlayan vicdanı olma potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel üzerine bir hayatı inşa etmek en büyük başarıdır. Zira “Başarı, özüne sadık bir hayat sürmektir. Başarı, dürüstlüktür. Başarı ahlaktır. Başarı erdemdir ve başarı, ilahi sesi duyabilmektir.”
Bu güzelliklerle bezenmiş, kuşanmış gençliğe selam olsun.
YAZARIN DİĞER YAZILARI