?>

İYİLİK İYİLEŞTİRİR

Prof. Dr. Şemsettin Dursun

4 saat önce

Çocuklarımızın kalbine, beynine ve ruhuna kaydettiğimiz değerler, akademik başarıdan önce gelir. Çocuklarımızı iyilik üzerine inşa etmek durumundayız. İyilik, iyileştirir. İyilik, kendisine iyilik yapılan kişiye iyi geldiği gibi, iyilik yapan kişiyi de iyileştirir. Aksine kötülük de çift kutupludur. Kötülük, hem yapana hem kendisine yapılana yansır.
Okumalarımız ve tecrübelerimiz bize şunu söyler: İyilik olgusu muhataplarına çift taraflı iyi gelen, iyi yayan, gönül bağını ve yakınlığı hissettiren temel bir değerdir. İyilik değeri; aklı ve kalbi eşgüdümlü olarak harekete geçirir ve motivasyonu sağlar.
İyilik; bireysel ve toplumsal yararı sağlayan, bizden sonraki nesillere iyi bir dünya ortamı sağlamak için çevreye ve ekolojik dengeye önem veren bir anlayışın göstergesidir.
Nevzat Tarhan; “İnsanlık şu anda yaşıyorsa, bunu iyilik kavramına borçludur. Onun için gençlere bu iyilik bilimini okullarımızda öğretmemiz gerekiyor. Şu anda benmerkezciliği, konforculuğu, çıkarcılığı, hedefe ulaşmak için başkasına çelme takmanın bile caiz olduğunu öğreten bir popüler kültür oluştu. Bu değişmezse dünya kötüye doğru gider. Toplumsal fayda açısından bu çok önemli bir konu” olduğunu söyleyerek, küresel kötülüğe karşı küresel iyiliği kuşanmamız gerektiğini vurgulamaktadır.
Farabi, “Allah, sırf iyiliktir. O’nun inayeti her şeyi kuşatmıştır. Allah cömertlik ve adalet sıfatlarıyla âleme düzen vermektedir. Varlıkların mertebeleri arasında bir uygunluk ve düzen vardır.” diyerek Varlık dünyasındaki, nizama, düzene ve ahenge dikkat çekmektedir.
İbn-i Sina, “İyi varlığın kemali(olgunluğu), kötü ise kemalin yokluğudur.” diyerek veciz bir realiteyi ortaya koymaktadır.

 

Süleyman Yılmaz, “Eğitimde Yaşatılması Gereken Bir Değer: İyilik” adlı makalesinde şunları söyler:
 “Hayatta, bizi biz yapan unsurlar, sahip olduğumuz değerlerimizdir. Değerlerimizi kıymetli kılan, insani özelliğimiz, hayat kaynağımız, yegâne esasımız iyiliktir. İyilik, insanın insana beklemediği bir anda ve zeminde hiçbir karşılık beklemeden gönülden, sırf rızay-ı İlahi adına dokunabilmesidir. İyilik, gönlün, zihnin, bireysel huzuru ve tatminidir. İyilikte nihai gaye sürdürülebilir bir anlayışa dönüştürebilmektir. İyilik bir hayat tarzıdır, öğrenilmez ama yaşatılabilir. İyiliğin eğitimi, karşılıklı etkileşmeye dayanır. Eğitim kademelerine göre şekli metodu değişir. Küçükken somut görüntüler bizim iyilik algımızı güçlendirirken, büyüdükçe soyut, ruha ve kalbe dayalı hale dönüşürüz. Zaman ilerledikçe hazza dönüşür, iyilik görenden çok iyilik eden şevk alır. Minicik dimağların iyiliği algılamasına; görsel öğeler, dramalar, öyküler, hikâyeler, şiirler, animasyonlar, sinemalar esin kaynağı olurken, büyüdükçe kalbi hislerin güçlenmesiyle yaşayan bir değere dönüşür. İyilik rol modellik üzerinden ebeveynle evlat, öğretmenle öğrenci arasındaki gizli bir sinerjinin mukaddemesidir.

 

İyilik kültürel bir değerdir, içinde nice güzel menkıbeleri barındırır. Esinlendiğimiz yüce dinimiz ve dinimizi yaşatıp bugünlere kadar getiren şahsiyetler öğretilerinde dünyanın iyilikle kaim olacağını, dünyayı güzelleştiren etkilerin merkezinde iyilik olduğunu vurgular. İyilik tüm dünyada, farklı dil, renk ve unsurlarda karşılık bulan evrensel etki, evrensel bir dildir. Küçük bir dokunuşun, bir gülümsemenin, nazik bir sözün, içten bir dinlemenin, samimi bir iltifatın ya da yaşamı dönüştürme potansiyeline sahip en küçük bir özen göstermenin gücü hiçbir zaman yadsınamaz, hafife alınamaz.”

 

 İyiler ve iyilik hareketleri;  dünyanın her yerinde, her kesimde ve her iklimde değer görür ve takdir edilir.
Cemil Meriç; “Karşılık beklenerek yapılan iyilik, tefeciliktir” diyerek, iyiliğin karşılık beklemeksizin, tamamen gönülden yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.
“Dünyada tüm devinimlerin, hareketlerin, olay ve olguların belli bir disiplin içinde muntazam ve kararında gitmesi, dünyayı kuşatan iyilik ve bunu icra eden iyilerin oluşturduğu pozitif iklimle olabilir. İyilik, duygu ve düşüncelerle birlikte içinde eylem ve hareket barındırdığı için; ondan alınacak manevî haz, tarif edilebilecek mutluluk, hisler ve duygudaşlık gibi kavramlardan çok ötededir.”
“İnsanlık şu anda yaşıyorsa, bunu iyilik kavramına borçludur.” İyilik iyileştirir. İyilik hiçbir zorunluluk olmadığı halde, iyilik yapmayı bir hayat tarzı halinde yaşayarak ve ruhi dinginliği esas alarak,  “Hesabi” değil, “Hasbi”  olarak bir yaşam sürmektir.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI