?>

O TAKKE HİÇ OLMADI

Melek Barış

1 gün önce

Annemin anlattığı bir hikâye vardı.Çocukluğumun en parlak köşesinde durur hâlâ.Hikâyenin kahramanının bir takkesi olurdu.Öyle sıradan bir takke değil.Ne zaman başına taksa, görünmez olurdu.
Annem anlatırken ben aslında dinlemezdim.Ben yaşardım o hikâyeyi.Kahraman bendim.Takkeyi başıma geçirirdim, kimse beni görmezdi.Sokaktan sessizce geçer, kalabalıkların arasından iz bırakmadan sıyrılırdım.Annem “o anda kimse onu fark etmedi” dediğinde, kalbim hızlanırdı.Çünkü anlatılan bendim.
Hikâye uzundu, ayrıntısı çoktu.Ama hafıza acımasız.Çoğunu eledi.Geriye tek bir şey bıraktı:Görünmez olma fikri.
İlkokula başladım.Bir, iki derken üçüncü sınıf.Yazılılar başladı.Sınıfta o sessizlik.Kalemin kâğıda sürtünme sesi.Bilmediğin bir soru, gözünün önünde büyürken öğretmenin bakışı.
İşte tam orada o takke gelirdi aklıma.“Şimdi başımda olsaydı…”“Kimse görmezdi beni.”“Kitabı açar, bakar, yazar, sonra kapatırdım.”
Bunu düşünürken bile içimde bir kıpırtı olurdu.Kalbim hızlanırdı.Sanki gerçekten takkeyi takmışım gibi.
Hayal işte.Çocuk aklı.

Yıllar geçti. 

Takke hiç olmadı. 

Olmadı ama isteği uzun süre kaldı.Mesele aslında görünmez olmak değildi.Mesele yakalanmamak da değildi.Mesele, eksik hissettiğin yerde kaybolma arzusuydu.
YAZARIN DİĞER YAZILARI