Geçen gün kapısından içeri girdim. Abartmıyorum, insanın içi ferahlıyor. Burası sıradan bir kütüphane değil. Batman Bebek ve Çocuk Kütüphanesi tam anlamıyla çocuklar için kurulmuş bir dünya.
1.950 metrekarelik geniş bir alan. Aynı anda 327 kişiyi ağırlayabiliyor. Raflarda binlerce kitap var. Ama mesele rakam değil. Asıl kıymetli olan, her detayın çocuk gözüyle düşünülmüş olması.
İki ayrı çalışma ve araştırma salonu var. Görsel sanatlar bölümü, müzik atölyesi, çok amaçlı eğitim sınıfı… Küçük bir cep sineması bile düşünülmüş. Masal odası ayrı bir atmosfer sunuyor. Oyuncak bölümü, oyun alanları, emekleme çağındaki minikler için özel tasarlanmış alan, okul öncesi eğitim bölümü… Bahçedeki oyun havuzu ve tırmanma parkuru da çocukların enerjisini sağlıklı şekilde atmasına imkân veriyor.
En çok dikkatimi çeken ise engelli çocuklar için hazırlanan yükselen dijital masalar oldu. Bu detay, gerçekten kapsayıcı bir anlayışın göstergesi. “Herkes için” denmiş ve o söz lafta bırakılmamış.
Anne babalar da unutulmamış. Dinlenme alanları var. Yani burası çocuğu bırakıp çıkılan bir yer değil. Ailece vakit geçirilen, birlikte öğrenilen bir mekân olarak tasarlanmış.
Şunu teslim edelim; Batman zaten kütüphane bakımından güçlü bir şehir. Fakat burası başka bir yerde duruyor. Daha özenli, daha sıcak, daha gelecek odaklı.
Benim tek temennim şu: Bu model sadece merkezle sınırlı kalmasın. Kenar mahallelerde de benzer çocuk kütüphaneleri açılsın. Çünkü o semtlerde birçok anne, çocuğunu güvenle götürebileceği nitelikli bir alan bulmakta zorlanıyor. Böyle merkezler oralarda da yükselmeli. Çocuk için, anne için ve en çok da bu şehrin yarını için.
Bu güzel eserin hayata geçmesinde başta Ekrem Canalp olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum. Şehre kalıcı bir iz bırakmışlar. Ve bazı izler, geleceği değiştirir.