?>

İÇE KAPANIK DA DEĞİL, DIŞA DÖNÜK DE... PEKİ NE?

Melek Barış

3 saat önce

Oysa hayat, psikoloji kitaplarındaki kadar net çizgilerden oluşmuyor. Son yıllarda üzerinde konuşulan bir kavram var, "Otrovert." Belki bilimsel literatürde henüz herkes tarafından kabul edilmiş bir kişilik tanımı değil ama birçok insanın kendisini içinde bulduğu bir durumu oldukça iyi anlatıyor. Bu insanlar ilk bakışta sessiz, mesafeli ve çekingen görünebilir. Kalabalık bir ortamda köşede duran, fazla konuşmayan kişi olabilirler. Ancak işin ilginç tarafı, aynı insanı güvendiği dostlarının yanında gördüğünüzde bambaşka biriyle karşılaşırsınız. Espriler yapan, sohbeti yönlendiren, ortamın enerjisini yükselten kişi haline gelir. Çünkü onların amacı insanlardan kaçmak değildir. Asıl belirleyici olan, kendilerini ne kadar güvende hissettikleridir. Aslında hepimizin hayatında böyle insanlar vardır. İş yerinde sessizce işini yapan, aile toplantılarında fazla konuşmayan ya da yeni tanıştığı insanlara karşı mesafeli duran biri... Sonra onu yıllardır tanıyan arkadaşlarının arasına girersiniz. Bir bakmışsınız, en çok gülen, en çok anlatan, en çok kahkaha attıran kişi odur. Değişen insan değildir. Değişen, kendini ifade edebildiği ortamdır. Demek ki, kişiliği tek bir kelimeyle tarif etmeye çalışmak en baştan eksik bir yaklaşım. İnsan bazen bulunduğu yere göre şekillenen bir aynaya benziyor. Aynı kişi farklı zamanlarda, farklı insanlarla bambaşka yönlerini gösterebiliyor. Bu yüzden karakter dediğimiz şey, sadece "kim olduğu" değil, aynı zamanda "kimin yanında olduğu" ile de ilgili olabiliyor. Toplum olarak bazen sessizliği yanlış yorumluyoruz. Az konuşan insanı soğuk, kibirli ya da iletişim kurmak istemeyen biri olarak etiketliyoruz. Oysa bazı insanlar için sosyal enerji tamamen bulunduğu ortama bağlıdır. Tanımadıkları insanların arasında sessizleşirken, aidiyet hissettikleri yerde açılırlar. Bu sebeple insanları birkaç dakikalık gözlemle yargılamamak gerekiyor. Hepimiz farklı ortamlarda farklı yüzlerimizi ortaya çıkarıyoruz. Kimimiz kalabalıkta güç buluyor, kimimiz yakın çevresinde. Kimimiz ilk dakikada samimiyet kurarken, kimimiz zamana ihtiyaç duyuyor. Önemli olan, insanları değişmeye zorlamadan, oldukları gibi anlayabilmek. Çünkü herkes aynı şekilde konuşmak, aynı şekilde gülmek, aynı şekilde sosyalleşmek zorunda değil. Güzel olan insanların karakterlerini kalıplara sıkıştırmadan kabul edebilmektir. Bir insanın sessizliği onun eksikliği değildir. Bazen sadece doğru ortamı bekliyordur. Ve o ortam oluştuğunda, hiç beklemediğiniz kadar renkli, sıcak ve hayat dolu bir kişilikle karşılaşabilirsiniz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI