?>

HADİ GELİN BİR FARK YARATIN

Nizamettin İzgi

2 saat önce

Her personel alımında, açılan her sınavda yetkililer itham altında kalır ve iktidarda bulunanların, yakınlarını ve çevrelerini kayırdıkları iddia edilerek yöneticilere beddua edilir. Geçmiş dönemlerde bu durum belki yaşanmıştır ama yakın zamanda açık bir şekilde böyle bir durumla karşılaşmadık!
Böyle zamanlarda sınav açan kurum veya personel alacak kuruluş zor durumda kalır, ne kadar dürüst ve tarafsız alım yapsa da alışılmış olduğu için sınavı kazanamayanlar hemen sınav komisyonu ya da yetkilileri zan altında bırakırlar.
Bunu çok gördük, çok yaşadık.
Onun için dürüst yöneticiler kimsenin hakkı yenmesin diye çeşitli formüller düşündü ama, dönemin iktidar mensupları bunları kabul etmeyip istediklerini yaptılar. Zaman içinde o kadar aleni işler yapıldı ki; insana “pes” dedirtecek durumlar yaşandı ve bundan dolayı işsizler devlete küstü.
Geçen hafta bu köşede yazdığımız gibi, devlet 9 ay süreyle Batman merkez ve ilçelerinde istihdam edilmek üzere 2.500 kişiyi çalıştıracak. Dikkat edin, bu kadrolu ya da sözleşmeli personel alımı değil, 9 aylığına çalışılacak okullardaki temizlik işi. Bunun için binlerce kişinin başvuracağını biliyoruz, çünkü herkesin bu kısa dönem çalışma dönemine ihtiyacı var.
Eğer siyasetçiler bunun için liste hazırlarlarsa, bazılarını kayırırlarsa bu büyük bir adaletsizlik olur ve fakir-fukaranın hakkı da yenmiş olur. Diyelim ki, şimdiye kadar böyle oldu. Gelin bundan sonra kurallara, kanunlara ve vicdanlara göre hareket edip işe alınacak 2.500 kişiyi tereyağından kıl çeker gibi, hiçbir itiraza, hiçbir tartışmaya yer bırakmadan çözelim ve hiç kimseye söz edecek bir ortam bırakmayalım.
Geçen hafta içinde CHP.li eski Kozluk Belediye Başkan adayı Servet Barlık’ın bu konuda çok güzel bir önerisi vardı. Barlık, işe alınacak 2.500 kişinin yine devlet eliyle alınmasını önererek adaletli bir seçimle gerçek ihtiyaç sahiplerinin belirlenebileceğini söylüyordu.
Nasıl mı?
Batman merkez ve ilçelerine alınacak 9 aylık personel, merkez ve ilçelerin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarındaki durumlarına bakılarak kimin ihtiyaç sahibi olduğu, kimin en çok zor durumda bulunduğu belirlenir ve gerçek ihtiyaç sahipleri bu şekilde tespit edilerek sorun çözülebilir.
Şimdi vicdanen düşünelim. Düşük gelirli bir evde yaşayan 2 kişi çalışıyor ve öyle veya böyle o eve 3-5 kuruş para giriyor, diğer tarafta evde anne-baba dahil hiç kimse çalışmıyor ve ailenin geçimi zorlukla yapılıyor, siz olsanız iki kişinin maaşlı çalıştığı aileden mi, yoksa hiç çalışmayan aile fertlerinden birini mi alırdınız?
Siyasiler yine de isterlerse 100-200 kişiyi kendileri belirleyebilir ama, Sosyal Yardımlaşma Vakfının bilgisayarlarında kayıtlı olan yardıma muhtaç insanlar, evlere giden ekipler tarafından belirleniyor ve ihtiyaçları ona göre tespit ediliyor. Yani gerçekten çalışabilecekleri ancak bu kurum bilir ve yapılacak incelemeden sonra durumlarına göre liste yapıp bunu Valiliğe veya Kaymakamlıklara verir.
Böyle bir dönemde hele bu mübarek ayda yapılması gereken budur. Allahın rızası alınmak isteniyorsa, hakkaniyetle davranılmalı ve bu yöntemle 9 aylığına çalışacaklar belirlenmelidir. Bir daha söylüyoruz. Bu sistemde sadece gerçek ihtiyaç sahipleri tespit edilecek ve onlara bu hak tanınacak. Eğer böyle olursa inanın kimseden ses çıkmaz ve herkes özellikle siyasileri bu davranışlarından dolayı takdir edip alkışlar.
Ama ne kadar yazarsak yazalım, bir şeyi değiştiremeyeceğimizi de tahmin ediyoruz. Partililerin  cebinde listeler düzenlenmiş ve şimdiden kimlerin bu 9 aylık işe alınacağı da bu listelere yazılmış olabilir.
Dikkatinizi çekmek isterim ki; bu işte çalışacakların Sigortaları tam olarak yatırılmayacak ve kanunu delmek için haftada 3-5 gün çalıştırılarak kendilerine en çok 20 bin lira gibi bir para verilecek. Bu duruma rağmen bu işte torpil dönerse ihtiyaç sahibi yerine durumu iyi olanlar alınırsa bunun vebali, adaletli davranmayan yöneticilerin boynunda kalır ki, ah almak çok sıkıntılı ve insanı zor durumda bırakan bir şeydir.
Biz Servet Barlık’ın ve kendi önerilerimizi sunup şaibesiz, adaletli bir yöntem uygulanmasını istedik o kadar. Karar AK Parti İl yöneticileri ve ilçelerdeki yöneticilerindir. Dileriz ki, bizi yanıltır ve kimseyi küstürmeyecek bir karar alırlar.
Hoşça kalınız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI