?>

BATMAN ESNAFI, TÜPRAŞ'IN ALIMLARINI BATMAN'DAN YAPMASINI İSTİYOR

Nizamettin İzgi

4 saat önce

TÜPRAŞ’ın yıllar önce devletten nasıl satın alındığını ve Koç ailesinin açılan ihaleye girerek TÜPRAŞ’ın sahibi olduğunu dün gibi hatırlıyorum. O günlerde Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan dört rafineriden biri olan Batman Rafinerisi ile ilgili ciddi endişeler dile getiriliyordu. Hatta Koç ailesi, Batman Rafinerisinin ekonomik açıdan yeterince rantabl olmadığını, bu nedenle TÜPRAŞ’ı satın almaları halinde Batman’daki rafinerinin kapatılabileceğini açıkça ifade etmişti. Bu sözler Batman’da büyük bir kaygıya yol açmıştı. Çünkü Batman Rafinerisi sadece bir sanayi tesisi değildi; şehrin ekonomisinin temel direklerinden biri, binlerce insanın ekmek kapısı ve Batman’ın gelişmesinde önemli rol oynayan bir kurumdu.
Bu nedenle konuya kayıtsız kalmak mümkün değildi. O dönemde harekete geçerek Batman milletvekilleriyle görüşmüş ve bu kararın Batman için doğuracağı olumsuz sonuçları anlatmıştım. Rafinerinin kapatılmasının sadece çalışanları değil, şehirdeki esnafı, ticareti ve genel ekonomik hayatı derinden etkileyeceğini ifade etmiştim. Bu görüşmelerde en azından Batman Rafinerisinin belirli bir süre daha faaliyetini sürdürmesi için ihale sözleşmesine özel bir madde konulmasını talep ettik. Amacımız, rafinerinin geleceği için bir çözüm bulununcaya kadar zaman kazanmak ve Batman’ın bu önemli tesisini tamamen kaybetmemekti.
Yapılan girişimler sonuç verdi ve Batman Rafinerisinin en az üç yıl süreyle açık tutulması şartı ihale sözleşmesine konuldu. Bu karar, o günün şartlarında Batman için büyük bir kazanım oldu. Koç ailesi TÜPRAŞ’ı devraldıktan sonra Batman Rafinerisi için alternatif bir çözüm arayışına girdi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda rafineride beyaz ürünlerin işlenmesinin ekonomik olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine tesisin “asfalt rafinerisi” olarak çalıştırılması yönünde bir karar alındı. Böylece ilk etapta yalnızca üç yıl ömür biçilen Batman Rafinerisi için yeni bir yol bulunmuş oldu.
Aradan geçen yıllar bu kararın ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Batman Rafinerisi zamanla Türkiye’deki diğer üç rafineri arasında en fazla asfalt üreten ve satan tesis haline geldi. Bu gelişme hem rafinerinin geleceğini güvence altına aldı hem de şehirde büyük bir rahatlama yarattı. Çünkü Batman Rafinerisi sadece ekonomik bir tesis değil, aynı zamanda Türkiye’nin ilk rafinerisi olma özelliğini taşıyan tarihi bir semboldür. Yıllar boyunca binlerce insan burada çalışarak emek verdi, ailelerini geçindirdi ve bu şehirde hayatlarını sürdürdü. Bugün de rafineri aynı şekilde üretmeye, kazanmaya ve kazandırmaya devam ediyor.
Bu nedenle rafinerinin bugünkü yöneticilerine ve özellikle mevcut rafineri müdürü Sayın Ahmet Cemil Karaoğuz’a, Batman’a kattıkları değer için teşekkür etmek gerekir. Gerçekten de TÜPRAŞ Batman Rafinerisi hem şehir için hem de ülke ekonomisi için önemli bir kurum olmaya devam ediyor. Ancak bu teşekkürün yanında dile getirmemiz gereken bir sitem de var.
Rafinerinin sosyal tesisleri ve yemekhanesi için alınan yiyecek ve içecekler dışında, tesisin ihtiyaç duyduğu pek çok malzemenin Batman’dan temin edilmediği ifade ediliyor. Rafinerinin çeşitli ihtiyaçları için yapılan alımların büyük ölçüde genel müdürlük üzerinden karşılandığı ve yerel esnafa yeterince fırsat verilmediği yönünde ciddi bir rahatsızlık bulunuyor. Elbette ithal edilmesi gereken malzemelerin ya da yüksek teknoloji gerektiren büyük makine ve ekipmanların burada ihale edilmesini beklemek gerçekçi değildir. Ancak bunun dışında kalan ve şehirde kolaylıkla temin edilebilecek pek çok ürünün Batman esnafından alınması hem yerel ekonomi hem de şehirle rafineri arasındaki bağ açısından büyük önem taşır.
Aslında bu mesele yeni değildir. Yıllar önce de benzer tartışmalar yaşanmış, hatta rafineri lojmanlarında oturan ailelerin alışveriş için şehre inmelerinin bile zorlaştırıldığı dönemler olmuştu. O zamanlar Batman esnafı bu duruma tepki göstermiş ve çeşitli girişimlerde bulunmuştu. Çünkü rafinerinin varlığı şehir ekonomisi için sadece istihdam anlamına gelmez; aynı zamanda ticaretin ve esnafın da canlanmasına katkı sağlar.
Bugün de benzer bir hassasiyetin gösterilmesi gerekir. Aslında bu konunun en başta Batman Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından takip edilmesi beklenir. Bu kurumların, rafineri yönetimiyle görüşerek Batman esnafının taleplerini dile getirmesi ve makul bir çözüm bulunması için çaba göstermesi gerekir. Ne var ki bu konuda beklenen girişimlerin yapılmadığı görülüyor. Kurumların sessiz kalması ise doğal olarak şehirdeki esnafın hakkını savunma görevini başkalarına bırakıyor.Oysa çözüm çok zor değildir. Rafineri müdürü Sayın Ahmet Cemil Karaoğuz’un bu konuya biraz daha dikkat etmesi ve mümkün olan ihtiyaçların Batman’daki esnaftan karşılanmasını teşvik etmesi hem rafineri ile şehir arasındaki bağı güçlendirecek hem de yerel ekonomiye önemli katkı sağlayacaktır. Batman Rafinerisi yıllardır bu şehrin sembollerinden biri olmuştur. Bu sembolün sadece üretimle değil, şehirle kurduğu ekonomik ve sosyal bağlarla da güçlenmesi hepimizin ortak temennisidir. İnanıyoruz ki Sayın Karaoğuz da bu hassasiyeti dikkate alacak ve gereken adımların atılmasına öncülük edecektir.
Hoşça kalınız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI