LAS VEGASTAN SONRAKİ EN BÜYÜK KUMAR ŞEHRİ ATLANTİC CİTY’DEYİZ.
Atlantic okyanusu kıyısındaki Atlantic city şehrine günü birlik bir gezi yaptık. Şehir modern ve güzel. Reklam panolarında çoğunlukla lüks otellerin reklamı var ve bir çok yerde de “Atlantic city’e hoş geldiniz” yazısını görüyorsunuz. Bunun nedeni şehrin kumarhaneleriyle ünlü olması.
Kilometrelerce uzunluktaki sahilinde dolaştığımız bu şehirde her renk ve ırktan insanı görmek mümkün. Uzun sahilde 2 vagonlu küçük trenler olduğu gibi, ücreti mukabilinde çek-çek arabalarıyla da sizi gezdiriyorlar.
HER ŞEY AÇIK ARTTIRMAYLA SATILIYOR
Fledelfiya’ya yakın bir yerde geleneksel bir satış yapıldığını duyunca gidelim dedik. Burada yıllardır gelenek haline gelen bir sistem uygulanıyor.
Geneli çiftçi olan bu civarda yaşayan insanlar kullanmadıkları, onunla işi biten, ya da eskiyen eşyalar dışında her türlü kümes hayvanlarını da buraya getirip satabiliyorlar. Tribünlere oturan insanlar satışa sunulan bir şeyi almak istediklerinde ellerini kaldırıyor ve o şekilde dilediklerini alabiliyorlar. Burada 50 dolarlık sahi bir şey yok. Örneğin bir tavuk, horoz, hindi, güvercin gibi kanatlılar 2 ila 6 dolar arasında satılırken elektrikli testere, matkap, kamp çadırı, asma ağacı, kiraz ağacı gibi farklı şeyler de yine düşük fiyatlarla gidiyor. Gözüme kestirdiğim 15-20 adet civarındaki küçük oyuncak arabalarına 15-20 dolar arasında teklif verirken bir Hintli 30 dolar verince o fırsatı kaçırmış oldum. Burası nostaljik olduğu için güzeldi, özellikle açık arttırmayı yapan kişinin hızlı konuşması gülüşmelere neden oluyordu.
İNSANA VERİLEN DEĞER TAKDİRİ HAK EDİYOR
Her ne olursa olsun insana büyük değer veriliyor ve insanlar için her şey yapılıyor. Şehirlerin Belediyeleri yüzlerce dönüm arazileri düzenleyerek yan yana onlarca mini futbol sahaları, golf alanları yapıyor. Seyretmek için gittiğimiz bu alanda bitişik 4 adet futbol sahası vardı ve bu sahaların hepsi doluydu. Daha önce rezervasyon yaparak yerinizi ayırtıyor ve saatiniz geldiğinizde maçınızı yapıyorsunuz.
Bizim izlediğimiz kadınların kendi aralarındaki maçıydı. 6’şar kişiden oluşan takımlarda oynayan kadınların futbol yetenekleri oldukça iyiydi. Bu kadınların her hafta buraya gelip kendi aralarında maç yaptıklarını öğrendik. Belediyeler sadece futbol ve golf sahaları değil, yüzme havuzları, spor salonları da inşa ediyor.
ATLANTİC’TE NEFES KESEN GÖSTERİLER
Atlantic City sahilinden denizi seyrediyoruz. Çok farklı etkinlikler var. Havada arkalarında reklam afişleri olan uçaklar, deniz paraşütleriyle uçanlar derken karşıdan çok hızlı bir tekne geçiyor, üstünden de bir helikopter onu yakalamak için çaba sarfediyor. Birbirine çok yakın olan bu araçların gösterisi yürekleri ağızlara getirirken binlerce kişi de animasyon gösterisini izliyordu.
DUBAİ ÇİKOLATASI AMERİKADA DA VAR AMA…
Alış veriş için geldiğimiz Marshall mağazasını geziyoruz. Her yaş ve her cinse hitap edecek büyüklükteki bu mağaza müşteri çekmek için binlerce ürün arasından 20-30’unu belirleyip bunların fiyat etiketine sadece 1 dolar yazmış. 30-40 dolarlık bir ürünün üzerinde 1 doları gören de piyango vurmuş gibi seviniyor ve hemen o ürünü alıyor. Biraz da şans işi olunca buraya çok müşteri geliyor.
Biz alış verişimizi yapıp kasaya yönelince raflarda darklı farklı Dubai çikolatalarını gördük, “Dubai çikolatası buraya da mı gelmiş” diyerek espri yaptık. Güzel ambalaj yapılmış çikolataların menşeine baktığımızda ise “Made in Türkiye” yazısını görünce bunların ülkemizden Amerikaya geldiğini anlamış olduk.