Siyasette her zaman her şeyin olabileceği gerçeğini biliyoruz. Bu konuda yıllar önce rahmetli Süleyman Demirel’in söylediği birçok sözün bugün bile ne kadar anlamlı olduğunu görüyoruz. Çünkü özellikle Türkiye siyasetinde zaman zaman hiç beklenmeyen gelişmeler yaşanabiliyor.
Bir gün görevde olan bir isim, ertesi gün görevinden ayrılmak zorunda kalabiliyor. Başka bir isim ise hiç beklemediği bir anda önemli bir göreve getirilebiliyor. Siyasetin doğasında olan bu değişimleri farklı partilerde görmek mümkün. AK Parti’de de, CHP’de de, MHP’de de, DEM Parti’de de zaman zaman benzer gelişmeler yaşanıyor.
Sonuçta parti genel merkezleri kendi değerlendirmelerini yapıyor ve uygun gördükleri değişiklikleri hayata geçiriyor. Yakın zamanda yine AK Parti’de böyle bir değişim yaşandı. Genel merkez kararıyla aralarında Siirt’in de bulunduğu bazı illerde il başkanları görevden alındı ve yeni süreç başladı.
İl başkanlığı makamı, birçok siyasetçinin ve parti mensubunun önem verdiği görevlerden biridir. Birçok kişinin hayalini süsleyen bu görev için yıllarca emek veren, partisi içerisinde çalışmalar yapan ve zamanı geldiğinde değerlendirilmek isteyen çok sayıda isim bulunmaktadır.
Bir süre önce kaleme aldığım siyasi bir değerlendirmede MHP Batman İl Başkanı Muhammed Arif Çetin’den söz etmiş ve kendisinin görevinde güçlü olduğunu düşündüğümü ifade etmiştim. Bu tamamen benim kendi değerlendirmemdi ve kendisiyle herhangi bir görüşmem olmamıştı.
Bu yazının ardından birkaç gün sonra iş insanı Esat Ekremoğlu aradı ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiğini, kendisiyle bir görüşme gerçekleştirdiğini anlattı.
Kendisiyle yaptığımız sohbette MHP’den bir beklentisinin olup olmadığını sorduğumda ise samimi bir şekilde düşüncelerini paylaştı. Ekremoğlu, Sayın Devlet Bahçeli ve parti yöneticileriyle görüştüğünü, açıkçası bir görev beklentisinin olduğunu ancak bunun tamamen parti yönetiminin takdirinde olduğunu ifade etti.
Kendisinin özellikle şu noktaya dikkat çekmesi önemliydi: “Böyle bir görev bana verilirse elimden gelenin en iyisini yaparım. Ancak mevcut bir görevlinin haksız yere görevden alınmasını ve benim böyle bir durumdan sonra göreve gelmemi istemem. Bu tamamen Sayın Genel Başkanın takdiriyle ilgilidir.”
Bu yaklaşım, siyasette olması gereken nezaket açısından dikkat çekicidir. Çünkü siyasi görevler sadece bir makam değil, aynı zamanda sorumluluk gerektiren görevlerdir.
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi özellikle iktidar partileri veya iktidar ortağı partilerin il başkanlıkları her zaman ilgi gören görevlerdir. Birçok kişi bu görevlere talip olabilir, görüşmeler yapabilir ve kendisini anlatabilir. Esat Ekremoğlu da bu isimlerden biri olabilir. Ancak sadece kendisi değil, başka bazı isimlerin de MHP Genel Merkezi ile temas kurduğu ve görev beklentilerini dile getirdiği biliniyor.
Bu noktada herhangi bir isim hakkında “olur” ya da “olmaz” demek doğru olmaz. Gazetecinin görevi gelişmeleri takip etmek, kamuoyunun merak ettiği konuları aktarmak ve yaşanan süreci değerlendirmektir.
Esat Ekremoğlu, iş dünyasında kendisini kanıtlamış, siyaseti de yakından takip eden bir isimdir. Ancak siyasette son sözü her zaman parti yönetimleri söyler. Bu nedenle süreci takip etmek ve sonucu görmek gerekiyor.
Siyaset gerçekten de çok ilginç bir alan. Bazı insanlar için makamlar büyük önem taşır ve o makama ulaşmak için yoğun çaba harcarlar. Bazıları ise sorumluluk almak ve hizmet etmek amacıyla bu görevleri ister.
Sonuç olarak siyasette zamanın ne göstereceğini önceden kestirmek kolay değildir. Bugün konuşulanlar yarın değişebilir. Her zaman olduğu gibi gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.