?>

ACILARIN BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN

Nizamettin İzgi

7 saat önce

Bazı acılar vardır ki yalnızca bir ailenin değil, bir şehrin yüreğine kor gibi düşer. Günler geçse de o acının izi silinmez, sokaklarda, evlerde, insanların bakışlarında yaşamaya devam eder. Batman’ın son günlerde yaşadığı ve dört insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan elim hadise de işte böyle bir acıdır. Toprağa verilen sadece dört can değildir; umutlar, hayaller ve geride gözü yaşlı anne-babalar, eşler, çocuklar ve kardeşler de bu acının en ağır yükünü omuzlarında taşımaktadır.
Hiç kimse evladını toprağa vermek istemez. Hiçbir anne, oğlunun ardından gözyaşı dökmeyi hak etmez. Hiçbir çocuk, babasının mezarı başında büyümemelidir. Ne yazık ki yaşananlar geri getirilemez. Ancak bundan sonra yaşanacaklar, bugün alınacak aklıselim kararlarla şekillenebilir.
Bölgemizde geçmişten bugüne zaman zaman karşılaşılan kan davaları, hiçbir zaman kimseye huzur getirmedi. İntikam duygusu, kaybedilen canları geri getirmediği gibi yeni acıların da kapısını araladı. Bir kurşun, ardından başka bir kurşunu doğurdu; bir mezarın yanına bir mezar daha eklendi. Sonunda kazanan hiç olmadı. Kaybeden ise her zaman aileler, çocuklar ve toplum oldu.
İşte tam da bu nedenle bugün herkese büyük sorumluluk düşmektedir. İl yöneticileri, kanaat önderleri, din âlimleri ve toplumun sözü dinlenen akil insanları önce kendi aralarında bir araya gelmeli, sağduyulu bir yol haritası belirlemeli, ardından taraflarla tek tek görüşerek barışın kapısını aralamalıdır. Çünkü böyle zamanlarda söylenecek her doğru söz, tutulacak her dost eli ve atılacak her samimi adım, belki de yeni acıların önüne geçecektir.
Elbette üç ya da dört canı kaybetmenin acısını tarif etmek mümkün değildir. İki tarafın da yüreği yanmıştır. İki tarafın da eksilen ocağı, sönmeyen hasreti vardır. Fakat yaşanan acılar yeni acılar üreterek hafiflemez. Aksine her intikam girişimi, geride daha fazla gözyaşı, daha fazla yetim ve daha fazla anne feryadı bırakır. Bunun adı adalet değil, bitmek bilmeyen bir acı zinciridir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey öfke değil sabırdır; kin değil merhamettir; silah değil sağduyudur. Silah bugüne kadar hiçbir sorunu çözmediği gibi bundan sonra da çözmeyecektir. Bir anlık öfke, yıllarca sürecek pişmanlıklara dönüşebilir. Bu yüzden tarafların sakin kalması, duygularıyla değil akıllarıyla hareket etmesi ve çevrelerindeki sağduyulu insanların sözlerine kulak vermesi hayati önem taşımaktadır.
Bu coğrafyanın örfünde ve geleneğinde barışın yolları her zaman olmuştur. Nice büyük kavgalar, büyüklerin duası ve araya giren hayırsever insanların gayretiyle son bulmuştur. Yeter ki önce kalplerdeki intikam ateşi söndürülsün. Yeter ki insanlar birbirini dinlemeye razı olsun. Gerisi mutlaka gelecektir.
İnanıyorum ki bu acı olay yalnızca hayatını kaybedenlerin ailelerini değil, bütün Batman halkını derinden yaralamıştır. Herkes aynı duayı ediyor, aynı temennide bulunuyor: Artık yeni acılar yaşanmasın. Yeni mezarlar kazılmasın. Hiçbir anne evladını, hiçbir çocuk babasını kaybetmesin.
Şayet aile büyükleri, kanaat önderleri ve barış elçileri samimiyetle bir araya gelir, sabırla yürütülecek görüşmeler olumlu sonuçlanırsa, bu şehir çok önemli bir yara daha almadan ayağa kalkabilir. O gün yalnızca iki aile değil, bütün Batman nefes alacaktır.
Çünkü gerçek büyüklük intikam almakta değil, acıya rağmen barışı tercih edebilmektedir. Gerçek cesaret silaha sarılmak değil, öfkeyi dizginleyip kardeşlik elini uzatabilmektir. Bugün Batman’ın en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur.
Temennimiz odur ki gözyaşları daha fazla büyümeden dinsin, öfke yerini sağduyuya bıraksın ve bu acı hadise yeni acılara dönüşmeden barışla noktalanabilsin. Çünkü barışın kazandığı yerde herkes kazanır; nefretin kazandığı yerde ise geriye sadece sessiz mezarlıklar ve ömür boyu dinmeyen gözyaşları kalır.
Hoşça kalınız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI