İnsan bazen bir haberle sadece üzülmez, aynı zamanda hayatın ne kadar acımasız ve ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha anlar. Batman’da yaşanan ve üç kadınımızın hayatını kaybettiği spor salonu yangını da hepimizi derinden sarsan, uzun süre hafızalarımızdan silinmeyecek acı bir hadise olarak tarihe geçti.
Onlar o spor salonuna sağlık için gitmişlerdi. Amaçları biraz spor yapmak, sağlıklı kalmak, hayata daha sıkı tutunmak ve belki de günlük hayatın yorgunluğundan birkaç saatliğine uzaklaşmaktı. Hiç kimse, evinden spor yapmak amacıyla çıkan bir insanın ailesine bir daha dönemeyeceğini düşünmez. Hiç kimse bir annenin evinden çıkarken çocuklarına son kez baktığını, bir eşin eşine son kez veda ettiğini bilemez.
Ne yazık ki o gün, sağlıklı olmak için gittikleri yer üç kadın için geri dönüşü olmayan bir felakete dönüştü. Yangının içerisinde, çıkış yolu bulamamanın çaresizliğiyle hayatlarını kaybeden Şaziment Sarıoğlu, Emine Yağri ve Avukat Gülsüm Tunç artık aramızda değiller.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeğeni Emine Yağri’nin ardında beş çocuk kaldı. Avukat Gülsüm Tunç’un da 2 çocuğu vardı. Bir annenin kaybı sadece bir insanın hayatını kaybetmesi değildir. Bir evin ışığının sönmesi, çocukların dünyasında telafisi olmayan bir boşluğun oluşmasıdır. Emine Yağri, Şaziment Sarıoğlu ve Gülsüm Tunç’un aileleri için de artık hayat hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Bugün onların evlerinde yaşanan sessizliği, gözyaşını ve yüreklerdeki yangını tarif etmeye kelimeler yetmez.
Batman halkı olarak hepimiz bu olaydan büyük bir teessür duyduk. Yangının duyulmasının ardından polis, itfaiye, AFAD, sağlık ekipleri ve ilgili kurumlar olay yerine koştu. İl yöneticileri gelişmeleri yakından takip etti. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı. Ancak ne yazık ki bazı felaketlerde yapılan müdahaleler, yaşanan acının büyüklüğünü değiştirmeye yetmiyor. Çünkü giden geri gelmiyor.
Olayın ardından her zaman olduğu gibi söylentiler de başladı. Herkes bir şeyler anlattı, senaryolar üretildi, tahminler yapıldı. Ancak bugün en önemli mesele dedikodu yapmak değil, bu yangının neden çıktığını bütün yönleriyle ortaya çıkarmaktır. Üç insanın hayatını kaybettiği, sekiz kişinin yaralandığı böylesine ağır bir olayın üzeri söylentilerle örtülemez.
Polisin araştırması ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma elbette büyük önem taşıyor. Yangının çıkış nedeni, binanın ve işletmenin güvenlik şartları, varsa ihmaller ve kusurlar en ince ayrıntısına kadar araştırılmalıdır. Eğer bir ihmal, tedbirsizlik veya sorumsuzluk varsa bunun mutlaka ortaya çıkarılması gerekir. Çünkü bu olaya sadece “kader” deyip geçmek, belki de gelecekte yaşanabilecek başka facialara davetiye çıkarmaktır.
Evet, kader vardır. Ancak insanın üzerine düşen sorumluluklar da vardır. Yangın güvenliği, acil çıkışlar, havalandırma sistemleri, denetimler ve alınması gereken diğer tedbirler kader değildir; bunlar insanların sorumluluğudur. “Her şeyin bir sebebi vardır” sözünden hareketle bu facianın gerçek sebebi mutlaka bulunmalı ve kamuoyu tatmin edici şekilde bilgilendirilmelidir.
Bu acı olayın ardından hepimizin çıkaracağı dersler olmalıdır. İşletme sahibi de, denetim yapan kurum da, çalışan da, yetkili de yaptığı işin sorumluluğunu daha fazla hissetmelidir. Çünkü bazen küçük görülen bir ihmal, telafisi mümkün olmayan büyük acılara dönüşebiliyor.
Bugün üç aile evlatlarını, eşlerini ve annelerini toprağa verdi. Bazı çocuklar annesiz kaldı. Bazı eşlerin hayatında kapanmayacak yaralar açıldı. Ve Batman’ın üzerinde hepimizi üzen ağır bir acı bulutu oluştu.
Dileğimiz, üç canımızı kaybettiğimiz bu hadisenin son olması ve bundan sonra hiç kimsenin ihmaller yüzünden sevdiklerini kaybetmemesidir. Çünkü hayatın telafisi yoktur. Giden geri gelmiyor, gözyaşı bazen yıllarca dinmiyor.
Hayatlarını kaybeden Şaziment Sarıoğlu, Emine Yağri ve Gülsüm Tunç’a Allah’tan rahmet; başta aileleri olmak üzere tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum.
Unutmayalım; bazı yangınlar söndürülür, bazıları ise geride kalanların yüreğinde ömür boyu yanmaya devam eder.
Hoşça kalınız.