Batman’da son dönemlerde peş peşe yaşanan silahlı olaylar, cinayetler, yaralanmalar ve ateşli silahlarla gerçekleşen ölümler artık hepimizi ciddi anlamda endişelendirmeye başladı. Her gün yeni bir ölüm haberiyle karşılaşmak, sokakta duyulan en küçük patlama sesini bile silah sesi zannetmek, insanların kendisini ve ailesini korumak için tedirgin yaşaması, bu şehir açısından hiç de alışık olmadığımız ve kabul edemeyeceğimiz bir tablo ortaya çıkarıyor.
Valiliğimizin silah ruhsatı konusunda hassas ve kararlı davrandığını, gerekli şartları taşımayan kişilere taşıma ruhsatı verilmemesi konusunda titiz olduğunu biliyoruz. Ancak asıl sorulması gereken soru şu: Madem ruhsat almak bu kadar zor, o halde bu kadar silah insanların eline nasıl geçiyor? Demek ki ruhsatlı silah kadar ruhsatsız silah sorunu da ciddi şekilde ele alınmalı. Çünkü “Arayan bulur” diye bir söz vardır ve maalesef bugün silah arayanların bir şekilde silah bulabildiğini görüyoruz.
Yaşanan her cinayet, her yaralanma ve her silahlı saldırı Batmanlıların huzurunu biraz daha bozuyor. Sosyal medyada vatandaşların “Batman Teksas’a döndü”, “Herkes silahlanıyor” şeklindeki paylaşımları da toplumdaki endişenin boyutunu gösteriyor. Elbette Batman’ı böyle anmak istemiyoruz. Bizim bildiğimiz Batman; komşusunun derdine koşan, cenazesinde omuz omuza duran, düğününde birlikte halay çeken, sorunlarını konuşarak çözmeye çalışan insanların şehridir.
Belki bazıları bu düşünceme karşı çıkacaktır ama ben bu şehrin yöneticisi olsaydım, gerekli hukuki izin ve güvenlik planlamaları çerçevesinde, geçmişte uygulanan benzer yöntemleri de dikkate alarak ruhsatsız silahların bulunmasına yönelik çok daha kapsamlı ve kararlı bir çalışma başlatılmasını isterdim. Nitekim geçmiş yıllarda Batman’da yapılan aramalarda çok sayıda tabanca, tüfek ve uzun namlulu silah ele geçirilmişti. Bugün de silahların kaynağına inilmesi, ruhsatsız silah ticaretinin önlenmesi ve silaha ulaşmanın zorlaştırılması konusunda daha etkili tedbirler alınması gerekiyor.
Çünkü silah insana güç vermez. Tam tersine, çoğu zaman insanın hayatını karartır. Bir tartışma sırasında öfkeyle çekilen silah, saniyeler içinde bir insanın ölümüne, başka bir insanın yaralanmasına ve iki ailenin yıllarca sürecek acılar yaşamasına neden olabilir. Silahı kullanan cezaevine girerken geride kalan ailesi de bunun ağır bedelini öder. Bir evladın babasız, bir annenin evlatsız, bir eşin eşsiz kalması ise hiçbir öfkenin karşılığı değildir.
Daha da kötüsü, bir anlık öfkeyle başlayan olaylar bazen aileleri, akrabaları ve hatta mahalleleri karşı karşıya getirerek yıllarca sürecek husumetlerin temelini atabiliyor. Oysa konuşarak çözülebilecek bir mesele, silah devreye girdiğinde geri dönüşü olmayan bir trajediye dönüşüyor.
Batmanlı artık ölüm haberi duymak istemiyor. İnsanlarımız huzur, güven ve sükûnet istiyor. Çocuklarımızın silah sesleriyle değil, okul ve oyun sesleriyle büyümesini istiyoruz. Anne-babalar evlatlarının akşam eve dönmesini korkuyla beklemek istemiyor.
Bu nedenle hepimize büyük görev düşüyor. Öfkemizi kontrol edelim, sorunlarımızı konuşarak çözelim. Olmuyorsa aile büyüklerinden, kanaat önderlerinden, akil insanlardan veya ilgili kurumlardan yardım isteyelim. Silahı bir güç ve üstünlük göstergesi olarak görmekten vazgeçelim. Çünkü silahın gücü, çoğu zaman sahibinin hayatını da çıkmaza sokan bir güce dönüşür.
Batman’ın ihtiyacı daha fazla silah değil, daha fazla sağduyu, daha fazla kardeşlik ve daha fazla huzurdur. Lütfen birbirimizi kaybetmeden önce birbirimizi dinleyelim. Bir silahın susturamadığı öfkeyi, bazen bir söz, bir nasihat ve uzatılan bir el bitirebilir.
Batmanlılar artık ölüm değil, yaşam; korku değil, huzur; silah sesi değil, güven istiyor.
Hoşça kalınız.